Parkinson hastalığının altında yatan temel nedenler nelerdir, dünyada ve ülkemizde görülme sıklığı nasıldır?

Parkinson hastalığı sebebi bilinmeyen bir hastalıktır. Tüm sebebi bilinmeyen hastalıklar gibi çevresel ve genetik faktörlerin etkileşimiyle oluşan bir multifaktoriyel hastalık olmasından kuşkulanılmaktadır.

Hasta hangi şikayetlerle ve nasıl bir tabloyla hekime başvurmaktadır?

En sık ilk yakınmalar tek taraflı omuz ağrısı, tedaviye dirençli depresyon ve anhedoni ve titremedir.

Hastalığın kesin tanısı nasıl konmaktadır?

Her ne kadar nükleer tıp teknikleri tanıda yardımcı olsa da Parkinson hastalığının tanısı anamnez ve muayene ile konur. Tanıda en duyarlı ve özgün klinik özellik asimetrik istirahat tremorudur. Asimetrik istirahat tremoru olanların %90’ında postmortem incelemelerde Parkinson hastalığı saptanmaktadır.

Erken tanının, hastalığın prognozundaki önemi nedir, erken tanı için neler yapılabilir?

Erken tanıda da bize tek yardımcı özellik kliniktir. REM uykusu davranış bozukluğu, hiposmi (koku alamama), orta yaş kabızlığı bir arada olduğunda, 10 yıl önceden Parkinson hastalığı çıkacağını %90’a yakın kesinlikle bilebiliyoruz.

Günümüzde ilk motor belirti ortaya çıktığında rasajilin tedavisi başlanan hastalarda, hastalığın daha yavaş ilerleyeceğini gösteren iki klinik çalışma var. Ancak bu konu henüz bütün otoritelerin fikir birliğine varacağı kadar kesinlik kazanmış değil. Presemptomatik evrede hastalığın ortaya çıkmasını engelleyecek ya da geciktirecek bir tedavi konusunda yoğun çalışmalar sürse de henüz elimizde somut bir veri yok.

Hastalığın evreleri ve tipleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Parkinson sendromunun Parkinson hastalığı dışında bir çok sebebi var (örneğin ilaca bağlı parkinsonizm ya da parkinsonizm artı (“Parkinson-plus”) sendromlar). Parkinson hastalığınd ise iki klinik form ayırt edilebiliyor: 1- Tremor ağırlıklı form, 2- Postural instabilite/yürüyüş bozukluğu ağırlıklı form. Trmeo ağırlıklı formun seyri daha yavaş ve prognozu daha iyi diyebiliriz.

Parkinson hastalığının evrelmesi için Hoehn ve Yahr’ın 1968’de yayınladığı evreleme yöntemi kullanılmaktadır:

DEĞİŞTİRİLMİŞ HOEHN-YAHR EVRELEMESİ

Evre 0- Hastalık bulgusu yok.

Evre 1- Tek taraflı hastalık.

Evre 1.5- Tek taraflı artı aksiyel tutulum.

Evre 2- Bilateral hastalık, denge bozukluğu yok.

Evre 2.5- Hafif iki taraflı hastalık, çekme testinde toparlanıyor.

Evre 3- Hafif orta bilateral hastalık ve bir miktar postural kararsızlık, fiziksel olarak

bağımsız.

Evre 4- Şiddetli özürlülük, yardımsız ayakta durabilir ve yürüyebilir.

Evre 5- Yardımsız tekerlekli sandalyeye ya da yatağa bağımlı.

Parkinson hastalığının tedavisinde rasajilinin konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir monoamin oksidaz-B (MAO-B) inhibitörü olan rasajilin’in güvenle kanıtlanmış iki kullanım alanı vardır: 1- Hastalığın erken evre tedavisi, 2- Doz sonu kötüleşmesi tedavisi.

Bu iki alan dışında hastalık modifikasyonu, tremor, depresyon, bitkinlik (fatique) tedavisi ve yaşam kalitesine olumlu etkisi hakkında olumlu sonuç almış daha küçük ölçekli çalışmalar vardır.

Hasta yakını, hasta ve hekim üçlü iletişiminin, hastalığın seyrinde ve tedavisindeki önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hasta-hasta yakını-hekim işbirliği her hastalığın tedavi yönetiminde olmazsa olmazdır. Ancak bu üçlünün Parkinson hastalığının tedavisindeki yeri daha da önemlidir, çünkü:

Gün içine sık aralıklarla dağılmış karmşık tedavi rejimleri söz konusudur.

Derin beyin stimülatörü, apomorfin infüzyonu, levodopa karbidopa jejunal jel infüzyonu gibi invazif tedaviler giderek artan sıklıkta uygulanmaktadır.

Hastalık belirtileri kadar garip yan etkilerle de baş etmek gerekmektedir: Dürtü kontrol bozukluğu (patolojik kumar oynama, patolojik alışveriş gibi), diskineziler, psikoz, vb.

Düzenli egzersiz programlarının gerek ilerlemeyi yavaşlamada gerek semptomları azaltmada etkin olduğu artık bilinmektedir.

Bu nedenlerle hasta ve hasta yakınlarının iş birliği etkin olduğunda, hastanın ve hasta yakının yaşam kalitesi çok daha iyi olmaktadır.

Son olarak, eklemek istediklerinizi rica ederiz.

Ülkemizdeki ilaç satış rakamlarından 10,000 kadar hastanın tedavi almadığını tahmin ediyoruz. Bence bu noktada en etkin yöntem aile hekimlerinin ve genel pratik yapan pratisyen hekimlerin eğitimidir. Bilindiği gibi orta evre Parkisnon hastalığı görülür görülmez tanınmasını sağlıyacak klinik bulgularla ortaya çıkar (tipik postür ve yürüme bozukluğu, tremor, vd). Hastalığın temel semptomatolojisi ve temel tedavi prensipleri hakkında söz konusu hekim grubunun farkındalığının arttırılması, etkin semptomatik tedavisi olan Parkinson hastalığından muzdarip daha fazla hastanın, tedaviden yararlanmasını sağlayacaktır.


Ankara Nöroloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!