Bir çocuk sporu eğlence için yapmaktadır. Fakat belli bir seviyeden sonra profesyonelliğe geçildiğinde, o sporu sadece çocuk değil, artık ailesi de yapmaya başlamaktadır. Çocuk performans icra ederken, ailede bu işin büyük bir parçası haline gelmektedir. Bütün bir yaşamını ve günlerini artık çocuğu olan sporcuya göre planlamakta, işlerini ve tatillerini ona göre ayarlamaktadırlar.

Sporcu olmak kolay değildir, bir sporcu anne babası olmak ise hiç kolay değildir. Ailelerin unutmaması gereken en önemli nokta, çocuklarının her zaman için onları rol model aldığıdır. Bu sebeple, ailelerin davranışları olumlu ve olumsuz olarak çocuğun spor hayatını etkilemektedir. Bir çok aile, çocuklarının icra ettiği sporda başarılı olabilmesi adına, onları bazen bilerek bazen bilmeyerek baskı altına almaktadırlar. Bu tüm dünyada yaygındır. Bunun en bilindik sebeplerinden biri ise, ailelerin spor alanında ulaşamadıkları başarıları çocukları üzerinden başarma arzusu olarak bilinmektedir. Tabi bölgeden bölgeye değişiklik gösteren bir davranıştır. Bazı ülkelerde çocuğun iyi bir sporcu olması demek, tüm ailenin maddi anlamda kurtulması demektedir. Bu sebepten dolayı da çocuk sporculara kaldıracağından fazla antrenman yaptırılmakta ve onun üzerindeki beklentiler yükseltilmektedir. Öyle zamanlar gelmiştir ki, çocuklar ciddi sakatlıklar yaşamalarına rağmen, spora ara vermeyip, antrenmanlara devam etmiş ve durumları daha ciddileşmiştir. Aile tarafından gelen bu baskılar sebebiyle, sporcu hem istenilen performansları sergileyemez hem de farklı kişilik sorunları ortaya çıkartabilmektedir. Gerek profesyonel anlamda gerekse performans sporcusu olarak spor yapan çocukların aileleri, bu çocukların sporu bir eğlence aracı olarak gördüğünü unutmamaları gerekir. Gereksiz yere oluşturulan baskının hem çocuğun spor hayatına hem de kişiliğine olan etkilerini iyi incelemeleri ve bu konu hakkında profesyonellerden destek almaları aileler için faydalı olacaktır.

Ülkemizde rastladığımız en belirgin sorunlardan bir tanesi, saha kenarında koçluk yapan aile üyeleridir. En yaygın sporun Futbol olduğu su götürmez bir gerçektir, bu sebepten bu örneğimizi futbol üzerinden verebiliriz. Yıldız takımda oynayan genç sporcuların aileleri maç esnasında çocuklarını tribünden takip etmektedirler. Fakat bazı aileler çocuğun oyununa tribünden bağırarak müdahil olur. Hatta öyle zamanlar gelir ki, koçun söylediğinin tam aksi yönde çocuğuna bağırarak sesini duyurmak isterler. Bunu duyan genç sporcu ise ailesi ve antrenör arasında kalır ve bu çelişki içerisinde tam anlamıyla performansına odaklanamaz. Sonuç olarak ister istemez performansı düşer.

En baştada belirttiğimiz gibi sporcu ailesi olmak, sporcu olmaktan biraz daha zor ve sabır gerektiren bir durumdur. Çünkü kendi hayatlarını da çocuklarının spor hayatına göre şekillendirmeleri ve düzenlemeleri gerekmektedir. Bu da aile bireyleri için farklı bir stres durumu ortaya çıkarabilir. Her ne olursa olsun, eğer çocuğunun profesyonel anlamda sporun içinde olmasını istiyorsa, ailelerin de bazı sorumluluklarının farkında olması gerekiyor. Bunların bir kaçından bahsedecek olursak, sporu ve kazanmayı bir bütün olarak görülmesi ve kaybetmenin her şeyin sonu olmadığını hem ailenin hem sporcunun iyi bilmesi gerekmektedir. Aile kendi sorumluluklarını, sporcu ise kendi payına düşenleri net bir şekilde bilirse hem sporcu gerilmez hem de aile bireyleri daha uyumlu olacaktır. Ailelerin koç olmak yerine, çocuklarını spor yapması konusunda özendiren ama baskı kurmayan bir karaktere bürünmesi de mühimdir. Ailelere tekrardan hatırlatmak gerekirse, en önemlisi bu genç sporcuların, sporlarını icra ederken keyif aldıklarıdır. Hiç kimse o kadar yoğun antrenmanı ve yükü keyif almadan yapmaz.


Antalya Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!