2019 FIBA Dünya Kupası E Grubu’ndaki ikinci maçında Türkiye, NBA yıldızlarından oluşan Amerika Birleşik Devletleri ile karşı karşıya geldi. Bu karşılaşmayı başabaş götüren A Milli Takım, son saniyelere geldiğin Takımın en iyi oyuncularından olan Cedi Osman’ın faul yapması ile karşı tarafa kazandırdığı serbest atışlar sayesinde eşitlik sağlandı. Uzatmalarda ise yine Cedi Osman ve Doğuş Balbay’ın maçı kazandıracak olan 4 serbest atışı da kaçırmaları maçın kaybedilmesine sebep oldu. ABD Basketbol takımını tarihinde ilk defa yenmeye yaklaşmış bir takımın sayı silahlarından olan iki kişinin serbest atışları sayıya çevirememesi… Kendinizi bir an için onların yerine koyun, bir milletin kazanma umutları o an için sadece sizin omuzlarınızda yer alıyor. Serbest atış çizgisindesiniz ve atacağınız sayı ile bir A Milli Takımın tarihinde hiç olmayan bir galibiyet elde edeceksiniz. Ben televizyon ekranından izlerken bile heyecanı çok yüksekti. Peki biri değil ikisi birden nasıl oldu da maçı kazandıracak olan serbest atışları atamadılar, üstüne üstelik bu deformasyonu daha turnuvanın ikinci maçında yaşayıp, atlatamayarak turnuvadaki o maçtan sonraki performansları iyice kötüye gitti. Burada oluşan beklentiler, beraberinde kaygıyı getirmiştir.

Kaygı, insanoğlunun karşılaştığı sorunlar ve tehditlere karşı, kişilerin verdiği doğal tepkiler olarak adlandırılabilir. Eğer sporcular kaygıyı performansın bir parçası olarak algılar, ve bunu sürece dahil ederlerse, performansları pek etkilenmeyecektir. Fakat kaygı beklenmedik bir belirti olarak ortaya çıkar ve sporcu onunla baş edemez ise performans olumsuz yönde etkilenecektir.

Eğer rakibinizi tanımıyorsanız, yarışma koşullarına, şartlarına veya hava durumuna hakim değilseni, müsabaka esnasında ortaya çıkan herhangi bir faktör, sizin performansınızı olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Fakat bu ortama hazırsanız, bunu performansınıza olumlu yönde etkileyecek şekilde kontrol edebilirsiniz.

Yarışma esnasında ortaya çıkan kaygı ve stres ise her sporcu için farklı anlama gelmektedir. Bir grup için bu performansını destekleyici ve tetikleyici olarak kullanılabilirken, bir grup için ise tamamen performansını düşüren bir olgudur. Bu da insanoğlunun kişilik özelliği olarak birbirinden farklı olması ile alakalı bir durumdur. Aynı yarışta ve aynı stres düzeyine maruz kalan iki sporcu birbirinden zıt bu iki tepkiyi verebilmektedir. Bir Golf oyuncusu için o günün parkuru zor olabilir fakat bazı insanlarda yer alan zoru başarma isteği, diğer bir Golf oyuncusundaki acaba doğru atışı yapabilir miyim ? sorusunun önüne geçirmektedir. Diğer sporcu kendi yeteceğinden şüpheye düştüğü an, kaygı duymaya başlayacaktır. Bu da performansını olumsuz yönde etkileyecektir.

Kaygının oluşumu her sporcu için bireyseldir ve farklılık gösterebilmektedir. Fakat genel anlamda örnekleyecek olursak, yarışmanın önemi kaygının oluşmasında başrol oynamaktadır. Önemsiz bölgesel bir maçta sporcular rahat bir şekilde oyunlarını oynayıp keyif alırken, uluslararası bir arenaya çıkan aynı sporcularda kaygı seviyesi %95’lere kadar yükselmektedir.

Bir diğer unsur ise seyircinin sporcuya ve takıma olan etkisidir. Genel anlamda ev sahipliği yapan takımların performanslarının misafir takıma karşı bir üstünlüğü olduğu kabul edilmiştir. Desteklenen takım sporcularında motivasyon artarken, aksi bir durumda beğenilmeyen bir performansa tepki gösterilmesi veya rakip takıma karşı yapılan tezahüratlar sporcularda kaygı oluşturmaktadır.

Takım sporcuları ve bireysel sporcular arasında ki önemli farklardan biri ise, performans esnasında oluşan kaygının takım sporcularında daha az görülmesidir. Çünkü onlar bir takımın parçası başarıyı da yenilgiyi de eşit ölçüde paylaşabiliyorlar. Fakat bireysel sporlarda durum biraz daha farklı, sonuç tek başına göğüslenmekte ve kaygı takım sporcularına göre daha yüksek olmaktadır.

Gerek takım sporcusu olun, gerekse bireysel branşlardan birinde performansınız sergiliyor olun. Başta aile üyeleri olmak üzere, Antrenörünüzden, sizin spor hayatınıza dokunmuş herhangi birine, sizi destekleyen seyirciye kadar her bir kişi sizin üzerinizde bir beklentiye girmektedir. Bazı sporcular için bu pek önem arz etmese de bir çok sporcu için insanların onlardan bir başarı beklentisi, kaygıyı beraberinde getirmektedir. İyi ve başarılı olacağım derken, özellikle genç sporcular bu beklentilerin altında ezilmekte ve istediği performanslarına ulaşamamaktadır.

Sporcularda oluşan performans kaygısının ortadan kaldırmak için öncelikle sebeplerini iyi bilmek gerekmektedir. Daha sonrasında ise nedenin üzerine çalışılarak, bu neden olumsuz bir etkiden, olumlu bir motivasyona dönüştürülmelidir.

Sporcuların gerçek potansiyelini ortaya çıkarması zaman alır ve sabır gerektirir. En önemli olan ise hangi spor branşı olursa olsun, spor bir oyundur ve esas olan oyunu oynamaktır, o andaki olayları değil !

Kaygı, insanoğlunun karşılaştığı sorunlar ve tehditlere karşı, kişilerin verdiği doğal tepkiler olarak adlandırılabilir. Eğer sporcular kaygıyı performansın bir parçası olarak algılar, ve bunu sürece dahil ederlerse, performansları pek etkilenmeyecektir. Fakat kaygı beklenmedik bir belirti olarak ortaya çıkar ve sporcu onunla baş edemez ise performans olumsuz yönde etkilenecektir.

Eğer rakibinizi tanımıyorsanız, yarışma koşullarına, şartlarına veya hava durumuna hakim değilseni, müsabaka esnasında ortaya çıkan herhangi bir faktör, sizin performansınızı olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Fakat bu ortama hazırsanız, bunu performansınıza olumlu yönde etkileyecek şekilde kontrol edebilirsiniz.

Yarışma esnasında ortaya çıkan kaygı ve stres ise her sporcu için farklı anlama gelmektedir. Bir grup için bu performansını destekleyici ve tetikleyici olarak kullanılabilirken, bir grup için ise tamamen performansını düşüren bir olgudur. Bu da insanoğlunun kişilik özelliği olarak birbirinden farklı olması ile alakalı bir durumdur. Aynı yarışta ve aynı stres düzeyine maruz kalan iki sporcu birbirinden zıt bu iki tepkiyi verebilmektedir. Bir Golf oyuncusu için o günün parkuru zor olabilir fakat bazı insanlarda yer alan zoru başarma isteği, diğer bir Golf oyuncusundaki acaba doğru atışı yapabilir miyim ? sorusunun önüne geçirmektedir. Diğer sporcu kendi yeteceğinden şüpheye düştüğü an, kaygı duymaya başlayacaktır. Bu da performansını olumsuz yönde etkileyecektir.

Kaygının oluşumu her sporcu için bireyseldir ve farklılık gösterebilmektedir. Fakat genel anlamda örnekleyecek olursak, yarışmanın önemi kaygının oluşmasında başrol oynamaktadır. Önemsiz bölgesel bir maçta sporcular rahat bir şekilde oyunlarını oynayıp keyif alırken, uluslararası bir arenaya çıkan aynı sporcularda kaygı seviyesi %95’lere kadar yükselmektedir.

Bir diğer unsur ise seyircinin sporcuya ve takıma olan etkisidir. Genel anlamda ev sahipliği yapan takımların performanslarının misafir takıma karşı bir üstünlüğü olduğu kabul edilmiştir. Desteklenen takım sporcularında motivasyon artarken, aksi bir durumda beğenilmeyen bir performansa tepki gösterilmesi veya rakip takıma karşı yapılan tezahüratlar sporcularda kaygı oluşturmaktadır.

Takım sporcuları ve bireysel sporcular arasında ki önemli farklardan biri ise, performans esnasında oluşan kaygının takım sporcularında daha az görülmesidir. Çünkü onlar bir takımın parçası başarıyı da yenilgiyi de eşit ölçüde paylaşabiliyorlar. Fakat bireysel sporlarda durum biraz daha farklı, sonuç tek başına göğüslenmekte ve kaygı takım sporcularına göre daha yüksek olmaktadır.

Gerek takım sporcusu olun, gerekse bireysel branşlardan birinde performansınız sergiliyor olun. Başta aile üyeleri olmak üzere, Antrenörünüzden, sizin spor hayatınıza dokunmuş herhangi birine, sizi destekleyen seyirciye kadar her bir kişi sizin üzerinizde bir beklentiye girmektedir. Bazı sporcular için bu pek önem arz etmese de bir çok sporcu için insanların onlardan bir başarı beklentisi, kaygıyı beraberinde getirmektedir. İyi ve başarılı olacağım derken, özellikle genç sporcular bu beklentilerin altında ezilmekte ve istediği performanslarına ulaşamamaktadır.

Sporcularda oluşan performans kaygısının ortadan kaldırmak için öncelikle sebeplerini iyi bilmek gerekmektedir. Daha sonrasında ise nedenin üzerine çalışılarak, bu neden olumsuz bir etkiden, olumlu bir motivasyona dönüştürülmelidir.

Sporcuların gerçek potansiyelini ortaya çıkarması zaman alır ve sabır gerektirir. En önemli olan ise hangi spor branşı olursa olsun, spor bir oyundur ve esas olan oyunu oynamaktır, o andaki olayları değil !


Antalya Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!