Stres yaşamıyorum diyen var mıdır? Hiç sanmıyorum. Stres; günlük hayatın içinde ne kadar engel olmaya çalışırsak olalım karşımıza çıkan bir faktördür.

Eğer çevremizdeki olaylar ve insanlar ile etkileşime geçiyorsak ki geçmememiz mümkün değil, mutlaka az ya da çok stres yaşıyoruzdur. Tabi bütün suçu çevremize atmamız haksızlık olur. Stresin oluşumunda çevre kadar kendi algılama ve düşünme biçimimizin de etkisi var. İnsanlar; karşılaştığı olayları pek çok faktör ışığında değerlendirir ve yaşadığı olaylara anlam yükler. Yani stres; ortamda ne olduğuna bağlı olmamasının yanı sıra kişinin olaylara verdiği tepkilere bağlı olarak da ortaya çıkar.

Peki; stres yaratmasına neden olmayacak olayları da “stres faktörü” olarak adlandırıyor muyuz acaba? Bence bunu doğru ayırt edebilmek için stresin gerçek anlamını iyi bilmek gerekiyor.

Stres; bizi zorlayan, kısıtlayan ve engelleyen olaylar karşısında verdiğimiz tepkilerin tümüdür. İnsan; tehlike ile karşılaşınca kendini korumaya çalışır, bu tehlike sırasında hem bedensel hem de psikolojik düzeyde bir dizi olay meydana gelir. Fakat çoğumuzun düşündüğü gibi stres sadece olumsuz bir şey değildir. İnsanı iş göremeyecek kadar bir duruma getirirse tabi ki olumsuzdur; ama belirli düzeyde yaşanan stres de fiziksel ve ruhsal gelişimlere, büyümeye ve olgunlaşmaya yol açar. Bu nedenlerden dolayı yaşanılan stresin düzeyini, nedenlerini, etkilerini, neden olduğu tepkileri ve başa çıkma yollarını iyi tanımanın faydalı olacağı düşüncesindeyim.

STRESİN İKİ AYRI TÜRÜ:

1) Önceden Tahmin Edilebilen Stres Faktörleri: hayatımızı belli bir süre etkileyen olayları kapsar. Örneğin; evlilik, bir bebeğin doğumu, iş değişikliği gibi durumlar önceden tahmin edilebilen stres faktörleridir. Yine birçok insanın çalıştığı işi sevmemesi ve işe yalnızca hayatlarını kazanmak zorunda oldukları için gitmesi günlük stres seviyesini arttırır. Gerçekleşmesi mümkün olmayan hedefler ve beklentiler de bu stres kaynaklarına örnek olarak verilebilir.

2) Önceden Tahmin Edilemeyen Stres Faktörleri: hayatta karşılaşılan stres faktörlerinin bir çoğu aniden ortaya çıkar ve biz onları önceden tahmin etmekte hataya düşeriz. Hayatta karşılaşılan büyük değişiklikler ile başa çıkmak daha zordur. Yalnızca olumsuz değişiklikler değil olumlu değişiklikler de stres yaratır. Aşık olama, işyerinde terfi alma, stres yaratan üzücü olaylar ise, çok sarsıntı doğuran olaylardır ve beklenmedik bir anda ortaya çıktıkları için insanlar ne yapacaklarını şaşırır ve mücadele etmekte zorlanırlar.

STRES VE KİŞİLİK ARASINDAKİ BAĞLANTI:

Kişilik; olaylara yaklaşım biçimini ve stresten etkilenme düzeyini doğrudan etkilemektedir. Kişiliğimize bağlı olarak seçtiğimiz davranış biçimleri, duygu hali, olayları algılayış biçimi, olaylara verilen tepkiler ve aldığımız/uyguladığımız kararlar bizim yaşadığımız stresin derecesini belirler. Dolayısıyla karşılaştığımız stresle başa çıkma şeklimiz de bu durumdan nasibini alır.

Burada önemli olan; yukarıda bahsedilen faktörlerin kendimizden kaynaklandığının farkında olmaktır. Çünkü farkındalığımız; stresle başa çıkmak konusunda çaba göstermemiz için adım atmamızı sağlayacaktır. Eğer bu ilk adımdı atarsak farkındalığımızı sadece düşüncede değil uygulayarak hayata geçirmeye başladığımızı fark ederiz.

STRES ALTINDA OLDUĞUMUZU NASIL ANLARIZ?

Duygusal bakımdan: Kaygı, gerginlik, huzursuzluk, korku yaşarız.
Davranışsal bakımdan: Ağlama, sinirlilik, dişleri sıkma, iştah artması ya da azalması yaşarız.
Düşünce bakımında: Konsantrasyon ve karar verme güçlüğü yaşarız.
Fiziksel bakımdan : Kaslarda gerginlik, terleme, baş/boyun ağrısı, sık hastalanma, çarpıntı, titreme yaşarız.

STRESİN KAYNAKLARI NELERDİR?

Zihinsel süzgeç: Sadece olumsuz ayrıntıların alınıp onlara yoğunlaşılması.

Alkol ya da madde kullanımıyla ilgili değişiklikler

Önemli bir başarı

Sevilen birinin kaybı

Hemen bir sonuca varmak : Yaşanan küçük bir olayı genellemeye çalışmak.

Sosyal hayatta değişiklik

Kendi düşünce düzeyinde kandırmaya yönelik davranışlar: Stresi inkar etmek veya bastırmak gibi.

Uyku düzeninin değişmesi

İşini kaybetme veya yoğun çalışma yükü

Sorumluluk : Hem taşıyabileceğimizden daha fazla sorumluluk almak hem de hiç sorumluluk almayıp sorumluluktan kaçmak.

Hamilelik

Aileden birinin sağlık sorunu yaşaması

Olumsuz etiketleme: Kendinizin ya da başkalarının hatalarını anlamak yerine, bunları bir kalıba oturtmak.

Yeme alışkanlıklarında değişiklikler

Rol belirsizliği : Yaşamda kendimiz için anlamlı ve tutarlı bir rol bulamamak.

Kişiler arası çatışmalar: Kendi duyguları konusunda kendisine karşı dürüst olan bir kişi başka insanlarla daha kolay ve etkin bir iletişim kurabilir.

STRESİN BASAMAKLARI:

1) Alarm Dönemi: Bir tehdit karşısında vücut derhal mücadele ederek ya da kaçarak stresten korunmaya çalışır.

2) Direnç Evresi: Alarm evresinden birkaç dakika sonra organizma stres verici duruma karşı direnç gösterir.

3) Tükenme Dönemi: Uzun süre kavgaya hazırlanan organizma yorulur ve organizmada geri dönüşü olmayan izler bırakır.

STRESLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI

Düşünce tarzınızı değiştirin : Kendimizi nasıl hissettiğimiz ve duygularımız, hayatımıza nasıl baktığımıza bağlıdır. Bu nedenle hayatımızı yönlendirecek olan düşünce tarzını, hayatın içinden çekip çıkarmayı öğrenmeliyiz.

Egzersiz yapın

Görselleştirin-kafanızdaki görüntüye dikkat edin: Kendi hatalarınızı düzeltmek için, olumlu düşleri kullanarak, olumsuz duyguları kontrol etmeliyiz.

Gerçekçi olmayan inançlarla savaşın

Yapmak istediğiniz bir işi önceden planlayın veya düzenleyin: Pek çok şeyi aynı anda yapmaya çalışmayın. Bu durum: karışıklığa, unutkanlığa ve bitirilmemiş birçok işinizin kaldığı duygusunu uyandırır.

Sosyal ortamlarda bulunun: Sosyal ortamınızı ve arkadaş çevrenizi genişletin. Sevdiğiniz insanlar ile daha çok vakit geçirin.

Endişe yaşadığınız süreyi kısa tutun

Yeniden değerlendirin: Olayların iyi taraflarını arayın.

Acı çektiren şeyleri hatırlatan durumlardan kaçının

Sağlığınıza dikkat edin.

ŞU AN İÇİNİZDEN “BÜTÜN BUNLARI ZATEN BİLİYORUM”DEDİĞİNİZİNFARKINDAYIM. FAKAT BİRAZ DA BİLDİKLERİMİZİ UYGULAMAYA GEÇİREBİLİRSEK DEĞMEYİN KEYFİMİZE : )

SIK SORULAN SORULAR:

Stresin yoğunluğunun zarar verici olup olmadığını nasıl anlarım?

Kendinizi dinleyin. Yaşadığınız stresin; günlük hayatınızı yani hayat kalitenizi olumsuz etkilediğini fark ederseniz bu durumla mücadele etmeye başlayın.

İş yerinde stresimle nasıl başa çıkabilirim?

İş yerinde en etkili yöntem, bir dakikalığına durup gözlerinizi kapatarak nefes egzersizi yapmaktır. Bu yöntem karşınızdaki kişiye ani ve öfkeli tepki vermenizi engelleyerek sakinleşmenizi sağlar.

Yaşadığım en ufak stresli durumu hemen genellememek için ne yapabilirim?

O an ki stresinizin, o an ki yaşadığınız olaya, duruma ve zamana has olduğunu kabul edin. Yaşadığınız bu stresin geçici olacağını ve geçtikten sonra hayatınıza aynı şekilde olumlu düşünerek ve olumlu olaylar yaşayarak devam edeceğinizi kendinize sık sık hatırlatın.

Stresle baş etmek için yapabileceğim egzersizler nelerdir?

Günde yarım saat yürüyüş yapmak, düzenli nefes egzersizi yapmak, pilates, yoga, meditasyon yapmak ve en önemlisi gevşemek.

Stres ile kendim baş etmekte zorlanırsan nasıl bir yok izlemeliyim?

Mutlaka bir uzmandan yardım isteyin.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!