Özellikle orta yaşlı kilolu bayanlarda daha sık görülen safra kesesi taşları, yemeklerden sonra hazımsızlık, şişkinlik, bulantı, karın sağ üst kısımda olan ve sırtta kürek kemikleri arasına yayılan ağrı gibi şikayetlere yol açar. Şikayete sebep olan safra kesesi taşlarında tedavi cerrahidir. Şayet ameliyat edilmezler ise taşlar, safra kesesinden ana safra kanalına geçerek tıkanmaya, dolayısıyla sarılığa yol açabilirler. Daha büyük olan taşlar ise safra kesesinin çıkışını tıkayarak safra kesesinin şişmesine ve iltihabına sebep olurlar ki bu durum acil ameliyat gerektirebilirler.

Günümüzde safra kesesi ameliyatlarında en uygun ameliyat şekli kapalı (laparoskopik) yöntemdir. 1987 yılında Philippe Mouret ilk laparoskopik kolesistektomiyi gerçekleştirmesi ikinci Fransız devrimi olarak nitelendirilirken; cerrahi üzerinden 20 yıllık bir süre geçmeden laparoskopik yaklaşımlar yerini tek kesiden veya doğal açıklıklar yoluyla yapılan laparoskopik cerrahi metotlara bırakmaya başlamıştır. Kapalı safra kesesi ameliyatlarında normalde karın duvarına kalem çapı büyüklüğünde 3-4 delik açılmaktaydı. Ancak dünyada ilk kez 2007 Mayıs ayında uygulanan ve SILS (tek kesi ile laparoskopik cerrahi) adı verilen yöntemde, göbek deliğinden yapılan yaklaşık 1.5-2 cm lik tek bir kesiyle ameliyat gerçekleştirilmektedir. Bu tek delikten karın içine uç kısımlarının kıvrılma özelliği olan açılı özel aletler gönderilmektedir. Aletler karın içine girildiğinde birbirinden ayrılarak rahat kullanıma imkan vermektedirler. Ayrıca uygulamayı kolaylaştırmak için bazen safra kesesi, karına gönderilen bir sütür yardımıyla karın duvarına asılabilmektedir. Böylelikle normal anatomik özelliklere sahip ve komplike olmayan safra kesesi patolojilerinde bu teknik rahatlıkla uygulanabilmektedir. Göbek deliğinden girildiği için sadece göbeğin içinde, anlaşılmayacak kadar küçük estetik bir dikiş izi olmaktadır. Bu nedenle yöntem, kozmetik açıdan da tercih nedeni olmaktadır. Bu tekniğin güvenilirliğinin ve uygulanabilirliğinin yanı sıra daha az ameliyat sonrası ağrı ve daha erken günlük hayata dönüş gibi avantajları da olabilmektedir. Tek kesiden laparoskopik cerrahi uygulamaları yeni başlayan bir yöntemdir. Kolesistektomi, adrenalektomi, laparoskopik total ekstraperitonal kasık fıtığı onarımı, sağ hemikolektomi, sol hemikolektomi, rektum ameliyatları, sleeve gastrektomi, gastrojejunostomi, nefrektomi gibi bir çok ameliyat tek insizyondan yapılmış ve dünya literatüründe bildirilmiştir.


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!