Aylarca ve belki de yıllarca uzakta bulunan sevdiklerimizle görüşemediğimiz, yüzlerini görmeye hasret kaldığımız, iletişim kurmanın çok zor olduğu, binek hayvanların sırtlarında haftalarca bazen de aylarca süren binbir zorluğa göğüs gererek yolculuk yaptığımız dönemlerden günümüz teknolojisinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği bir döneme geçiş yaptık. Birbirimizden ne kadar uzakta olursak olalım aradaki mesafeleri adeta ortadan kaldıran, tek tuşla istediğimiz yiyeceği, giyeceği ve ürünü ayağımıza kadar getirtebildiğimiz, işlerimizi çok kısa sürede ve konforlu bir şekilde yapmamıza olanak sağlayan ve daha pek çok faydasını sayabileceğimiz dijital araçlar her yanımızı kuşatmış ve daha da kuşatacak gibi görünüyor. Çünkü gelişen dijital araçların akıllı olmalarının yanı sıra yapay zekâ ile desteklenmeleri, kendi kendilerini programlayıp beklentilerimizi herhangi bir tuşa basmamıza bile gerek kalmadan otomatik olarak yerine getirmeleri hayatımızdaki yerlerini daha da sağlamlaştırdı diyebiliriz. Merak ve heyecan içerisinde şahitlik ettiğimiz, yaşam standartlarımızı büyük ölçüde değiştiren dijital araçlarında ki yenilikler ve ilerlemelerin her ne kadar büyüsüne kapılsak da teknolojik aletlerle geçirilen sürenin aşamalı olarak artması, bir girdap misali daha çok içine çekildiğimiz, irademizin adeta elimizden alındığı dijital bağımlılığa zemin oluşturabilmektedir. Daha sıklıkla akıllı telefon, bilgisayar, tablet ve televizyon gibi cihazlar aracılığıyla maruz kaldığımız, zamanımızı boş yere yanan bir mum timsali eriyip yok eden bir dijital bağımlı olup olmadığımızı aşağıda sıralanan ipuçlarından anlayabiliriz. Eğer ki;

Sabah uyanır uyanmaz dijital ekranların düğmesine alarmı kapatmak ve saati kontrol etmek dışında elimizi götürmekten kendimizi alıkoyamıyorsak

Çok geç saatlere kadar ekran başında vakit geçirildiği için, uykumuz düzensiz ve kalitesiz hale geldiği için gündüzleri geç uyanmayla beraber gün içerisinde kendimizi uykulu ve dinlenmemiş hissediyorsak

Yakınlarımıza ve öğretmenlerimize ekran başında geçirdiğimiz süreyle ilgili yalan yanlış cevaplar vermeye başladıysak,

Ekran başında geçirdiğimiz süreden sonra asıl yapmamız gerekenler yapılmadığı için bizde pişmanlık ve vicdan azabı duyma sık sık oluşmaya başladıysa,

Ödev, görev ya da sorumluluklarımızı çoğu zaman erteleyip, bir yığın tamamlanması gereken işler birikmeye başladıysa,

Ekran başında değilken bile aklımız sıklıkla ekran başında yaptıklarımızla meşgul olmakla beraber, bir an önce dijital aracı elimize almak için güçlü bir istek duyuyorsak,

Çok geç olmadan çözüme yönelik adımlar atmanın zamanın geldiğini bilmekte fayda var, çünkü bağımlılık seviyesinde maruz kalmanın faydadan ziyade zarar getirdiği, çok büyük problemlere yol açtığı günümüzde görülmektedir. Yaşanılabilecek problemlerin bazılarına değinirsek;

Uzun süre dijital ekranlara bakıldığı için gözlerde bulanık görme, göz kuruluğu, gözlerde yanma ve erken yaşlarda görme ile ilgili problemlerin yaşanmasına,

Uzun süre dijital araçlar başında hareketsiz kalmanın sonucu olarak eklem ve kaslarda duruş bozuklukları ile beraber vücuda aşırı miktarda yağ birikmesi sonucu obezite adı verilen aşırı kilo alımına,

Dijital ekranlarla geçirilen vaktin fazla olması okul ve yaşamımızla ilgili öncelikli sorumluluklarımızın eksik, güdük yapılması sonucu akademik ve iş yaşamındaki başarımızın düşmesine,

Belki de hemen yanı başımızda olup bizden ilgi ve sevgi bekleyen sevdiklerimizi ihmal etmenin sonucu olarak sevdiklerimiz ile aramıza mesafeler koyarak gittikçe birbirimizden uzaklaşmaya

Sanal dünyada geçirilen vaktin fazla olması sebebiyle sosyal çevreyle ilişkilerimizin zayıflaması sonucu içe dönüklük, özgüven eksikliği, sosyal çevreyle iletişimde ve etkileşimde sorunların yaşanmasına,

Hiç tanımadığımız bilmediğimiz insanların özel resim ve bilgilerimizi ele geçirmeleri ve Siber zorbalık olarak bilinen kandırılma, tehdit edilme ve istismara maruz kalınabilme,

Gibi olumsuz sonuçlar problemlerden sadece bir kısmı olarak belirtilebilir. Bu sebeple, bu dijital bağımlılık tehlikesinden uzak kalmak adına alınabilecek bazı önlemler şunlardır;

Çevremizde bulunan örnek rol model oluşturacak arkadaşlarımızla ilişkilerimizi sanaldan ziyade doğayla iç içe olacak şekilde 5 duyumuzu katabileceğimiz futbol, basketbol, tiyatro vb. sosyal etkinliklerle devam ettirmek

Akrabalık, komşuluk bağımızın olduğu insanlarla yüz yüze ilişkileri canlı tutacak misafirlik, piknik gibi kültürel ve sosyal aktiviteler planlamak ve hayata geçirmek

Yeteneklerimiz dâhilinde hobi olarak da seçebileceğimiz bir kursa ya da aktiviteye düzenli katılmaya özen göstermek

Günün belli bir saati ve ayın belirli dönemlerinde dijital cihazlardan uzak durabileceğimiz bir plan oluşturup, bu süre zarfında kendimiz ve ailemiz için kısa ya da uzun vadeli sağlıklı uğraşlar edinmek

Dijital araçların gereksiz yere günlük ne kadar zamanımızdan çaldığını kayıt altına alarak farkındalık oluşturup, eğer bu süre gereğinden fazla ve kendimiz bu süreci kontrol altına almayı başaramıyorsak; sınıf öğretmenimiz, rehber öğretmenimiz ya da diğer psikolog, psikiyatrist gibi ruh sağlığı uzmanlarından destek almak,

gecikmeden atılabilecek adımlardan bazılarıdır.

Son olarak, unutmayın hayat sevdiklerimizle bir arada olduğumuz anları dolu dolu yaşamaktan geçmektedir. Bol kucak dolusu sevmeler ve sevilmeler diliyorum…


Diyarbakır Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!