Testesteron hakkında merak edilenler
Testesteron hakkında merak edilenler

1.Testosteron replasman tedavisi Türkiye’de uygulanıyor mu? Nasıl bir prosedür izleniyor?

Testosteron replasman tedavisi yani yerine koyma tedavisi ülkemizde de yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Hatta bazen yanlış ve kötüye kullanıma varan uygulamalarla da karşılaşılabilmektedir. Genellikle iki farklı grupta testosteron kullanımı görülebilmektedir. Bir tanesi tıp dilinde hipogonadizm adı verilen yani gerçek testosteron düşüklüğüne bağlı olan uygulamalar diğeri ise bir çeşit doping uygulaması olan ve ciddi yan etkileri de beraberinde getiren vücut geliştirme amaçlı kullanılan ilaçlar. Testosteron vücut kas kitlesinde artış sağlamaktadır. Bu tabii ki vücut geliştirme sporu yapanlarda ciddi bir artı olarak görülse de bilinçsiz kullanım nedeni ile vücutta ilk etapta fark edilmeyen, bir kısmı geri dönüşsüz ciddi yan etkileri de beraberinde taşımaktadır. En önemli bilinmesi gereken nokta erkeklerde kadınlardaki menapozun eşdeğeri bir andropoz yoktur. ADAM kısaltması ile bilinen Androjen eksikliği ve Yaşlanan Erkek adı verilen bir durum bulunmaktadır. Neden böyle bir deyim kullanılma ihtiyacı vardır: çünkü erkeklerde hormonlarda ani düşüş olduğu bir yaş grubu olmadığı gibi düşüş hiçbir zaman büyük ölçüde olmaz. Yapılan araştırmalarda ayrıca tek başına serum testosteron seviyelerindeki düşüklüğün hastalarda klinik bulgu vermeye yetmediği gösterilmiştir. Bazen testosteron seviyeleri normal alt seviyesine düşmesine rağmen şikayet görülmeyen erkek bireyler olmasına karşın testosteron seviyeleri normal limitlerde olan ancak ciddi hormon eksikliği şikayetleri olan erkeklerle de karşılaşmamızdır. Burada neden olarak testosteronun etkilerini gösterebilmesi için bağlanması gereken “reseptör” adını verdiğimiz noktalardaki duyarlılık derecesinin de önemli olabileceği kavramı ileri sürülmektedir.

2.Testosteron düşüklüğünün belirlenmesi için hangi belirtiler baz alınıyor?

Tıbbi olarak testosteron eksikliğinin yerine koyma tedavisi uygulanabilmesi için kişide eksikliğin laboratuvar ve klinik olarak ortaya konulması gerekmektedir. Testosteron çok yönlü bir hormondur. Hem testislerde hem de böbreküstü bezinden üretimi söz konusudur. Esas belirgin özelliği her iki cinste de cinsel isteği yaratmaktır. Ancak bunun dışında vücut kas yapımı, damar sağlığı, beyindeki etkilerine bağlı davranış şekillerini belirleme gibi farklı görevleri de üstlenmiş durumda olduğundan genel sağlık üzerine ciddi etkileri bilinmektedir. Bunlar nelerdir bize hastalar nasıl başvuruyor derseniz:

a.Cinsel istekte azalma ( libido kaybı)

b.Ereksiyon sorunları

c.Genel halsizlik ve yaşam enerjisinde azalma

d.Depresyona yatkınlık hayattan zevk almama durumu

e.İrritabilite / çabuk sinirlenme

f.Normal kognitif fonksiyonlarda azalma ( unutkanlık ve dikkatsizlik gibi)

g.Kas kitlesinde azalma

h.Vücut yağlanmasında artış ( bu hem sebep hem sonuç olabilmektedir)

i.Testis boyutlarında azalma

Bu şikayetleri olan ve biz doktorlara başvuran hastalarda laboratuvar tetkikleri istenir. Bu değerlendirmelerde hastanın klinik olarak hipogonadizm tablosunda olduğu kabul edilirse hastaya yerine koyma tedavisi başlanır. Laboratuvar değerlerinin anlamlı olabilmesi için hastanın yaşının, yaşam tarzının ve klinik bulgularının da hastaya göre değerlendirilmesi önerilir. Hastaların yaşadıkları genellikle çok kişiye özgü olduğundan değerlendirme yaparken hastaların kendilerini değerlendirdikleri soru formları ile şikâyet derecesi de sınıflandırılabilmektedir.

3.Testosteron replasman tedavisi veya ilaçları başka bir hastalığın tedavisi için de kullanılıyor mu?

Testosteron tedavisi başka hastalık tedavisinde kullanılmamakta ancak tıbbi nedenler dışında vücut geliştirme amacı ile sporcular tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Vücut çok hassas bir terazi şeklinde çalışmaktadır. İhtiyaç duyulan maddelerin yeterliliğini denetleyen bir sistem vardır. Fazla olduğunda üretimi kısa, az olduğunda ise üretimi arttırır. Kan seviyeleri normal iken dışarıdan fazladan alınan testosteron vücut tarafından aşırı olarak algılandığında kendi üretimini durdurur. Dışarıdan alınan kimyasalın etki süresi bittiğinde ise vücut yeterince üretmediğinden eksikliğe bağlı semptomlar ortaya çıkmaya başlar.

4.Testosteron düşüklüğü tedavisi için kullanılan ilaçlar reçeteli mi reçetesiz mi satılıyor?

Testosteron eksikliği için satılan ilaçlar aslında reçeteli satılmaktadır. Ancak yurtdışından “over the counter” yani reçetesiz ilaçlar da rahatlıkla bulunabilmektedir.

5.Türkiye’deki testosteron takviye ilaçları genellikle hangi formlarda satılıyor (hap, jel, vs.)?

Ülkemizde testosteron yerine koyma tedavilerinde Sağlık Bakanlığı tarafından hap, jel ve enjeksiyon formlarında ilaçlar bulunmaktadır. Biz hastanın ihtiyacına ve kullanım özelliklerine göre tedaviyi yönlendirmekteyiz

6.Toplumda testosteron düşüklüğü görülme sıklığı, takviye kullanım ve tedaviye görme oranlarına ilişkin ulaşabildiğiniz istatistiki verileri paylaşabilir misiniz?

Ülkemizde bu konuda yapılan bir çalışmada 40 yaş üzeri erkeklerde testosteron eksikliği görülme sıklığının % 54.9 olduğu gözlenmiştir. Şikayeti olanların %45 inde ise bu şikayetlerin hayat kalitesini etkileyecek derecede ağır olduğu görülmektedir. Beklenildiği üzere bu sıklık yaşla beraber artmaktadır. Bu sadece cinsel sağlık değil genel sağlık açısından da büyük önem taşımaktadır. Yapılan araştırmalar testosteron eksikliği olan erkeklerde kalp krizi, damar tıkanıklığı veya inme geçirme ve bunlara bağlı olarak ölüm riskinin de normal topluma göre 2 kat arttığı gösterilmiştir.


İstanbul Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!