Tiroid bezi hastalıklarını değerlendirilirken 2 noktaya dikkat edilir:

Tiroid bezinin fonksiyonlarında bir değişiklik var mı?

Tiroid hormon salgılanması azalmış mı? – hipotiroidizm

Tiroid hormon salgılanması artmış mı? – hipertiroidizm (zehirli guatr)

Tiroid hormon salgılanması normal mi? - ötiroidizm

Tiroid bezinde yapısal bir değişiklik var mı?

Basit guatr (tiroid bezinin boyutunda genel bir artış)

Guatr ve nodüller (multinodüler guatr)

Tek bir tiroid nodülü gibi.

Aslında bu iki problemi çoğu zaman birbirinden net olarak ayırmak mümkün olmaz ve hastaların büyük kısmında beraber bulunurlar.

Hipotirodizme bağlı şikayetler halsizlik, kilo alma, saçlarda dökülme ve ciltte kurumadır.

Hipertiroidizme (zehirli guatr) bağlı şikayetler ise çarpıntı (nabız sayısının artması), sinirlilik, ellerde titreme, terleme, iştahın iyi olmasına rağmen kilo kaybetmedir.

Basit diffüz guatr

Tiroid bezinin homojen olarak büyümesine diffüz guatr (endemik guatr) adı verilir.

Nedeni iyot eksikliğidir.

Yaşanılan bölgedeki içme suları ve yiyeceklerde yeterli miktarda iyot bulunmaması sonucunda tiroid bezinde yeteri kadar hormon sentezlenemez ve bunu kompanze etmek amacıyla tiroid bezi büyür.

Tehlikeli bir durum değildir.

Diyete iyot eklenerek ve gerekirse dışardan tiroid hormonu verilerek tedavi edilir.

Multinodüler guatr

Tiroid bezinin heterojen bir şekilde büyümesine yani hem boyutunun artması hem de içinde çok sayıda nodüllerin geliştiği tabloya multinodüler guatr adı verilir.

En sık görülen tiroid bezi hastalıklarından biridir.

Sıklıkla tiroid bezi fonksiyonları bozulmamıştır (hastalar ötiroidlerdir).

Aşağıdaki hallerde ameliyat önerilir:

Çevredeki önemli yapılara (nefes borusu, yemek borusu, ses telleri, vb.) bası yaparak şikayetlere neden oluyorsa

Kanser şüphesi varsa

Hipertiroidizm (zehirli guatr) eşlik ediyorsa

Kozmetik nedenler

Tek soliter tiroid nodülü

Tiroid bezinde büyüme olmaksızın veya minimal büyüme ile birlikte tek bir nodül saptandığında bu nodülün çapı, yapısı ve fonksiyonunun iyi değerlendirilmesi gerekir.

Tek, solid ve soğuk (hipoaktif) nodüllerin kanser içerme riski %5-20 arasında değişir.

Çapı 2-2.5 cm’yi aşan bu tip nodüllerde cerrahi tedavi önerilir.

Eğer tek nodül sıcak (hiperaktif) ise toksik adenom adını alır. Bunlar büyük oranda iyi huylu adenomlardır ve hastada zehirli guatra ait şikayetler mevcuttur. Öncelikle antitiroid ilaçlar ile tablo kontrol altına alınmaya çalışılır; daha sonra ise cerrahi tedavi veya radyoaktif iyot tedavisi gerekecektir.

Tiroiditler

Tiroid bezinin enflamatuvar bazı hastalıklarını ifade eder.

Çok az bir bölümü mikroorganizmaların oluşturduğu enfeksiyöz tiroiditlerdir.

Daha sık rastlanılan otoimmün (vücudun kendi hücrelerine karşı bilinmeyen nedenle reaksiyon göstermesi) kökenli olan Hashimato tiroiditidir.

Tiroid bezi fonksiyonları çok değişkenlik gösterir. Başlangıçta geçici bir hipertiroidizm dönemi olabilir ancak tiroid folikül hücrelerinin harabiyetine bağlı olarak ilerleyen dönemlerde tiroid fonksiyonları normale döner hatta uzun dönemde hipotiroidizm gelişebilir.

Gerektiğinde ilaç tedavisi ile hastalara destek olunur.

Tiroiditlerin cerrahi tedavisine gerek yoktur ancak özellikle Hashimato tiroiditi olan hastalar iyi takip edilmelidirler.

Graves hastalığı

Otoimmün (vücudun kendi hücrelerine karşı bilinmeyen nedenle reaksiyon göstermesi) nedenli ve hipertiroidizm (zehirli guatr) ile seyreden bir hastalıktır.

Tiroid bezi diffüz olarak büyümüştür.

Tiroid hormonlarındaki artışa bağlı olarak şikayetler ve bulgular vardır.

Bu hastalığa spesifik olarak göz kürelerinin dışarıya doğru çıkık olması (ekzoftalmi) görülebilir.

Hastalar öncelikli olarak antitiroid ilaç tedavisi (propisil, vb.) ile ötiroid hale getirilirler ve sıklıkla sonrasında kesin tedavi için cerrahi (total tiroidektomi) veya radyoaktif iyot tedavisi gerekir.

Toksik multinodüler guatr

Guatr, tiroid bezinde nodüller ve tiroid hormonu salınımında artış (zehirli guatr) ile seyreden bir hastalıktır.

Ancak zehirli guatra ait şikayetler ve laboratuvar bulguları Graves hastalığındaki kadar şiddetli değildir.

Göz bulgularına rastlanmaz.

Tedavi yine antitiroid ilaçlar (propisil, vb.) ile başlar ancak sıklıkla cerrahi tedavi gerekir. Hem zehirli guatrı kontrolu hem de nodüllerin ortadan kaldırılması için cerrahi tedavi öncelikli olarak düşünülür.

Tiroid kanserleri

Tiroid kanserleri ABD’nin verilerine göre tüm kanserlerin %1’inden daha azını oluşturur.

Tiroid kanserlerinin %90-95’i folliküler hücrelerden köken alan iyi diferansiye tümörlerdir. Bu gruba papiller, foliküler ve Hürthle hücreli kanserler dahildir. Medüller tiroid kanseri tiroid kanserlerinin %6’sını oluşturur (bunların %20–30’u ailesel MEN Tip 2A ve 2B olgulardır). Anaplastik kanser ise çok agresif bir formudur.

Tiroid kanserleri arasında en sık görülen papiller tiroid kanseridir. Prognozu oldukça iyi olan bir kanser tipidir. Özellikle 40 yaşın altında, kadınlarda, çapı 4cm’nin altında olduğunda ve tiroid bezinin dışına taşmamış ise tedaviden elde edilen sonuç çok iyidir (10 yıllık ortalama hayatta kalım %90’ın üzerindedir).

Tiroid kanserlerinin tedavisi tiroid bezinin tamamının alınması anlamına gelen total tiroidektomidir. Gerek duyulduğunda boyun lenf nodlarının da çıkartılması gerekir. Sıklıkla cerrahi tedaviden sonra radyoaktif iyot tedavisine ihtiyaç duyulur.


Ankara Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!