Tiroid Bezi neden önemlidir,olmaması ne önem taşır?

Tiroid bezi genel anlamda tiroid hormonu salgılayan bir iç salgı bezidir. Tiroid hormonu vücudun bütün dokuları ve organlarının enerji kullanımını yönetmek başta olmak üzere, vücudun yapısal gelişim ve degişimindeki sentezleri ve vücudun savunma sistemini
yöneten hormonların en önemlisidir . Mutlak yokluğu yaşamla kabil değildir.

Bu hormonun mutlak yokluğu nasıl yaşamı bitiriyorsa, normalden fazla imal edilmesi de yaşamı doğrudan tehdit eden hastalıklar oluşturur.
Genel anlamda tiroid hormonunun üretildiği asıl yer tiroid bezi olmakla beraber, bazı yumurtalık tümörlerinde de tiroid hormonu salgılandığı bilinmektedir .Yani çok az sayıda da olsa bu tümörlere baglı tiroid hormon fazlalığı, asıl tiroid hormonu üreten tiroid bezine bağlı olmayabilir.

Burada konuya doğrudan tiroid bezinin etkili ürününü (tiroid hormonunu) ele alarak girdim ,tiroid genel hastalıklarını sizlere daha iyi anlaşılabilir bir dille anlatmak için.

Tiroid hormonunun az veya çok salgılanması durumunda insan vücudunda olagelen pek çok değişiklik ve şikayet tiroid bezi dışında pek çok hastalık tarafından oluşturulan şikayet ve degişikliklerle benzerlik göstermektedir. Yani tiroid hormonu normal sınırlarda olduğu
halde hasta bu yakınmaları kendinde hissediyorsa bu şikayetleri tiroid bezi dışında başka bir organa ait demektir.

Nitekim pek çok anksiyete hastası ve pek çok kalp hastası bize tiroid hastasıyım diye başvuruyorlar. İleride detaylarını izah edeceğim tiroid bezinde büyüme tesadüfen bu anksiyete ve kalp hastalıgı gibi hastalıklar ile beraber oluyorsa, bu durum hastada asıl hastalığının tiroid bezi büyümesine bağlı olduğu yanlış inancını oluşturuyor. Keza tiroid bezi hormon salgısında azalma veya çoğalma şeklinde değişiklikler de bu yakınlamarın sebebi olabiliyor. Bu nedenle pek çok tiroid bezi büyümesi , hastada yanlış yargıların gelişmesine sebep oluyor.

Bir örnekle açıklarsak , aşırı sinirlilik hali,sinirlenince ellerde oluşan titremeler, aşırı zayıflama , kalbin normalden hızlı çalışması , yemek yediği halde kilo alamama, kolesterol seviyesinde değişmeler, tiroid hormonu fazlalığına bağlı olabileceği gibi , onunla hiç ilgisi olmaksızın kalp hastalığına , ruhsal bir hastalığa ya da bir karaciğer hastalığına da bağlı olabilir.
Burada ayırıcı tanı için , tiroid hormon seviyesinin belirlenmesi gerekir.

Diger önemli bir tiroid bezi degişimi ise tiroid bezinin anatomik ve hücresel yapısında olagelen değişikliklerdir ki, bunlara genel
anlamda tiroid bezi tümörleri ve tiroid bezinin tümöral hücresel değişiklik göstermesinden oluşan tiroid bezi büyümeleri ( halk arası
deyimiyle guatr ) olarak görürüz.
Son olarak tiroid bezinin bu tümöral kitle içermesi ile beraber aynı zamanda fonksiyonel olarak hormon salgısında da degişiklik
içerdiği durumu da kısaca özetleyelim. Tiroid içinde gelişen tümöral kitleler, tiroid bezinin otokontrolünden bagımsız aşırı tiroid hormonu
salgılayabilirler, tiroid beziyle aynı oranda hormon salgılayabilirler ya da hiç hormon salgılamayabilirler.

Şimdi bu özetledigimiz üç ayrı durumu kısaca sorularla anlamaya çalışalım:

1_Guatr nedir:

Guatr halkın arasında deyimiyle boyun bölgesinde yer alan bir kelebek şeklindeki tiroid bezinin büyümesi durumuna verilen isimdir.

Tıbbi manada ise Guatr tiroid bezinin tümöral gelişim ihtiva etmeyen büyümelerine verilen isimdir.

2_Guatr neden oluşur:

İnsanda tümör ihtiva etmeyen tiroid bezi büyümesinin en sık nedeni tiroid hormonu yapımında kullanılan iyot alınımının yetersiz olmasıdır . Bazen iyot alınımı normal olmasına rağmen hormon yapımındaki aşamalardan birinde enzim eksikliği ya da benzer bir bozukluk sonucu hormon imalinin yetersiz olmasıdır.

3_Tiroid bezindeki her büyüme guatr mıdır?

Hayır. Tiroid bezindeki büyümelerin çogu tiroid bezini oluşturan hücrelerden birinin kontrolsüz çoğalması sonucu oluşan tiroid tümörleridir.

4_Tiroid nodülü nedir?

Nodül latince şişlik demektir.Tiroid bezindeki herhangi bir şişliğe verilen addır . Bu şişlik masum bir tiroid bezi kisti olabileceği gibi bir tiroid tümörü de olabilir.

5_Tiroid bezindeki nodül ya da nodüllerin niteliğini belirleyen testler var mıdır ve bunlarla neler belirlenebilirir?

Evet, tiroid bezindeki şişlikleri (nodülleri) görüntüleyen testler vardır.
- ULTRASONOGRAFI bu şişliklerin kist mi yoksa bir solid tümör mü olduğunu belirler.
- SINTIGRAFI bu şişliklerin kontrolsüz hormon salgılayan bir tümör mü , yoksa hormon salgılamayan bir tümör mü oldugunu belirler.
- DIREKT RÖNTGEN veya MR TOMOGRAFI , bu tümörün kanser olabileceğini şüphelendirecek kalsiyum birikintileri içerip içermediğini belirler.

6_Tiroid bezindeki her kitle ( nodül ) kanser midir ya da kanser öncüsü müdür?

- Hayır tiroid bezindeki BASIT KISTLERIN hiç bir kanseröz degişim gösterdiği belirlenmemiştir.
- KOMPLIKE KIST olarak adlandırılan kist duvarındaki kalınlık farkı ve kist içine parmak gibi hücre yığını şeklinde gelişen oluşumlar biyopsi alınarak kanser olmadığı teyid edilene dek kanser riski yoktur denemez.
- NODÜL diye tanımlanan kitleler eger solid kitleler ise bunlar kanser olabilir veya kanser hücresi içermeyen iyi huylu tümörler olabilir.

7_Solid nodüller mutlaka kanser ya da kanser öncüsü müdür?

Hayır, pratik olarak :
- Tek ve hormon salgılamayan solid nodüllerde %17 civarında kanser çıkma sıklığı vardır.
- Tek ve hormon salgılayan nodüllerde bu risk %5 civarındadır,
- Çok sayıda (MÜLTIPLE) nodüler hiperplazi denen durumlarda bu oran %3 civarındadır.

8_Tiroid nodüllerinde kanser olduğunu belirten kan tahlili var mıdır?

- Tiroid bezindeki C-hücresi denen Kalsitonin isimli hormon salgılayan hücrelerin tümörlerinde (MEDÜLLER TIROID KANSERI) kanda kalsitonin yükselmesi bir ön habercidir.
- Yine tiroid bezinden salgılanan TIROGLOBULIN düzeyinin kanda yükselmesi tiroid hücresi kaynaklı bir kanserin ön habercisi olmasa da cerrahi tedavide ve ileri dönem nükslerde tedavinin başarısı veya hastalığın nüksü açısından bir uyarıcıdır.

9_Hipetiroidi nedir ve ne zaman olur?

Tiroid bezinin vücudun günlük ihtiyacının dışında fazla hormon salgılaması sonucu ortaya çıkan durum olup vücutta bazı degişikliklere neden olan durumdur.

Bu degişiklikler genel anlamda:
-iştah arttığı halde zayıflama
-kalp atışlarında sayısal artış ( herhangi bir efor yapmadan istirahat halinde bile )
-sıcağa toleransın azalması
-aşırı terleme
-ellerde ince titremeler
-sinirlilik hali , aşırı duyarlılık , ileri durumda depresyon
-ciltte incelme, alt eksteremite( bacaklarda) cildinde kabalaşmalar
-saçların dökülmesi , incelmesi
-sindirim sisteminde değişmeler ( ishalden kabızlığa kadar)
-nefes darlığı hissi
-huzursuzluk
-kalpte ritim bozuklukları meydana getirir.

Bu genel belirtiler pek çok diger kalp ve ruhsal hastalıkla beraber şeker hastalığı gibi metabolizma hastalıklarında da olur.Burada ayırıcı tek unsur kanda serbest tiroid hormon düzeyinin belirlenmesidir.

HİPERTİROİDİ
- Sıklık sırasına göre en çok OTOIMMÜN diye tanımlanan otoimmün antikorlarca oluşturulur.
- Ikinci sırada HORMON SALGILAYAN TIROID TÜMÖRLERI yer alır.
- Tiroid bezinin viral ya da otoimmün kaynaklı iltihapları sonucu tiroid bezi hücrelerinin parçalanmasıyla aşırı hormon açıga çıkışı bir diğer hipertiroidi sebebidir.
- Daha az olarak TIROID HORMONU SALGILAYAN YUMURTALIK TÜMÖRLERİ sebep olur.

Hipertiroidi kesin tanısında:

T3-T4 olarak kısaltılarak belirtilen hormonlardan biri ya da her ikisi de yükselir.

TSH dedigimiz tiroid bezini hormon salgılamasını sağlayan hipofiz bezi hormonu seviyesi düşer.

Hipertiroidi tedavisi:
Genel anlamda hangi sebeple olursa olsun hipertiroidi tanısı konan hastanın tedavisinin ilk aşaması tiroid hormonu yapımını durduran ilaçlarla tiroid hormonu seviyesini normal sınırlara getirmektir.

Bu tedavi süresi hastadan hastaya degişmekle beraber 10 ile 20 gün kadar olup,ancak bazen Basedow Hastalığı'nda olduğu gibi birkaç ay süre alabilir.
İlaç tedavisiyle normal sınırlara çekilen tiroid hormonu seviyesi testlerle teyid edildikten sonra, hipertiroidiye sebep olan hastalığın niteliğine göre:
- Radyoaktif iyot tedavisi,
- Uzun süreli düşük doz antitiroid ilaç tedavisi
- Cerrahi tedavi olmak üzere 3 ayrı tedavi seçeneği bulunmaktadır.

Burada en kesin tedavi çözümü şahsın hastalığının gerçek tanısına göre şöyledir:

- Hipertiroidi yapan hertürlü tümöral ya da nodüler gelişimde ilk kökten tedavi edici seçenek cerrahidir. (ameliyatla tiroid bezinin tamamının çıkartılması).
- Basedow gibi otoimmün antikorların yol açtığı hipertiroidi vakalarında ekzoftalmi dedigimiz gözlerde dışa fırlama belirtisi yoksa , tiroid bezi içinde ultrason incelemesinde nodüler gelişime rastlanmamışsa her 3 tedavi de seçilebilir . Ancak her üç tedavinin beklenmeyen ve beklenen yan etkileri hastaya anlatılır.
- Basedow Hastalığının eksoftalmik şeklinde cerrahi tedavinin belli bir oran dahilinde ameliyattan sonra ekzoftalminin de gerilemesini sağladığı kanıtlanmıştır.Yani bu formda da cerrahi ilk seçenek olmaktadır.
- Haşimato Tiroidit dedigimiz formda zaman zaman hipertiroidi atakları hastalığın seyrinde görülebilir , ultrason incelemesinde tiroid bezinde kitle nodül yok ise burada hipertiroidi düzelene kadar ilaç tedavisi yeterlidir.
- Haşimato Tiroiditinde de tiroid bezi içinde nodüler bir kitlenin belirlenmesi cerrahi tedaviyi ilk seçenek haline getirir.
- Viral orijinli ya da otoimmün subakut tiroiditlerin alevlenme dönemlerinde tiroid hormon düzeyi normale gelene kadar antitiroid tedavi kullanılabilir . Hormon seviyesi normale gelince ilaç kesilir . Genel anlamda kısaca hipertiroidi tedavi özeti bunlardan ibarettir.


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!