~~Tiroid kanseri:
Tiroid kanserleri tüm kanserlerin %1-2’sini oluşturur. Tiroid kanserlerinin %90-95'i folliküler hücrelerden köken (hormon üretiminden sorumlu olan hücrelerden köken alan kanserlerdir) alan iyi diferansiye tümörlerdir. Bu gruba papiller, foliküler ve hürthle hücreli kanserler dahildir. Medüller tiroid kanseri (parafolliküler C hücreleriden köken alır) tiroid kanserlerinin %4-6'sını oluşturur (bunların %20–30'u ailesel MEN Tip 2A ve 2B olgulardır). Medüller kanser hücreleri ürettikleri “Calsitonin” sayesinde kan testlerinde kolayca tanınır. Anaplastik kanser ise %1’den azını oluşturan oldukça çok agresif tedavisi çok zor olan bir formudur. Tiroid kanserlerine bağlı ölümlerin çoğundan sorumludur. Çok nadiren %0.1 oranında lenfoma, ve diğer tümörlerde (lösemi, castle karsinom, nöroendokrin tümör, sarkom) tiroidde görülebilir. Tiroid kanserleri arasında en sık görülen ve tedavisi doğru yapılırsa 10 yıllık yaşam süresi nerdeyse %93-98 olan papiller tiroid kanseridir.

Tiroid kanseri için risk faktörleri:
Cinsiyet: Önemli bir risk faktörüdür. Kadınlar, erkeklere oranla 3 kat daha fazla risk taşırlar. Yaş: Tiroid kanseri tanısı alan hastaların büyük çoğunluğu 40 yaşın üzerindedir. Anaplastik kanserler ise genellikle 65 yaş üzerinde görülür.
Aile öyküsü ve genetik faktörler: Bazı tiroid kanserleri aileseldir (ailede medüller ve papiller kanser öyküsü olanlar dikkatli incelenmelidir. RET, PTEN veya APC adı verilen genlerdeki değişiklikler, tiroid kanseri oluşma riskini artırırlar.
Radyasyona maruz kalmak: Özellikle çocukluk çağında radyasyona maruz kalmak, tiroid kanseri için çok ciddi bir risk faktörüdür. Bu maruziyet, çeşitli ilaçlar nedeniyle olabileceği gibi, nükleer tesislerde meydana gelen kaçaklar sonucunda da olabilir. Özellikle, Çernobil nükleer santrali patlaması sonrası (1986) ülkemizin kuzey bölgesinde yaşayan ve kadınlarda tiroidde nodül olması durumunda papiller kanser oranının arttığını görmekteyiz. Yine güvenilir olmayan diş tedavi merkezlerinde kontrolsüz çekilen diş grafilerinde çocukların boyun bölgesinin korunmaması ileriki yıllar için sorun yaratmaktadır.
İyot eksikliği: İyot, tiroid hormon üretimi için gerekli bir maddedir. Yeterli iyot alınmazsa, tiroid bezi, daha fazla hormon üretmek için çok çalışıp büyümeye başlar. Kontrolsüz büyüme tiroid kanseri başlatabilir. Toplumu oldukça fazla etkileyebilecek bu durumu önlemek için sağlık bakanlığı softa tuzlarına iyot eklenmesini zorunlu hale getirmiştir.

Tiroid kanseri tanısı:
Hastanın tiroid kanseri yönünden şikayetleri, özgeçmişi, aile hikayesi alındıktan sonra dikkatli bir boyun muayenesi (Tiroid ve boyun lenf bezlerinide içeren) yapılmalıdır. Tiroid fonksiyon testleriyle, tiroid hormonlarına bakılmalıdır. Antimikrozomal antikorlar (Graves gibi otoimmün hastalıklarda) ve tiroglobulin düzeyi (tiroid kanseri nedeniyle operasyon sonrası takipte), calsitonin (medüller kanser için) gibi laboratuvar tetkiklerine daha özel durumlarda ihtiyaç duyulur. Tiroid ultrasonografisinde radyasyon kullanılmadan ses dalgaları ile nodül hakkında oldukça güvenilir bilgi edilebilir. Nodülün kalsifikalsyon içermesi, anarşik kanlanması, içeriğinin solid olması, büyüklük ve en oranı, etrafında oluşan halo denilen çizginin özellikleri veya bütünlüğünün kaybolması kanser yönünden doktoru uyarır. Nadiren Tiroid sintigrafisi kullanılır.
Tiroid nodüllerinin değerlendirilmesinde tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi %85-93 gibi yüksek doğruluk oranına sahip olan bir incelemedir. Klinisyen veya radyolog tarafından yapılabilir. Ultrasonografi eşliğinde yapılması çok önemlidir. İnce iğne biyopsi sonucu şüpheli veya malign (kanser) geldiğinde tecrübeli bir endokrin cerrah tarafından ameliyat yapılmalıdır. Yetersiz sonuç elde edilirse işlem tekrar edilmelidir (2-3 ay içerisinde). Sonuç benign yani iyi huylu bir nodül olduğunu gösteriyorsa ve diğer parametrelerde (nodül boyutu, yapısı, çevre dokularla ilişkisi, vb.) şüpheli değilse o zaman ameliyat gerekmeden bir süre takip kararı verilebilir. Tiroid nodüllerine yaklaşımda takip veya operasyon kararını vermede İnce iğne aspirasyon biopsisi oldukça önemli bir aşamadır. Eğer tiroid kanseri tanısı konmuşsa, hastalığın yayılıp yayılmadığını (metastaz) araştıran testler yapılmalıdır. Papiller ve folliküler kanserler için tüm vücut radyoaktif iyot sintigrafisi yapılır. Medüller kanser evrelemesinde ise Bilgisayarlı Tomografi ya da Manyetik Rezonans testlerinden yararlanılabilir.
Tiroid kanseri nasıl tedavi edilir?
Tiroid bezi kanserlerinin cerrahi tedavisinde de çoğu zaman total tiroidektomi (tiroid bezinin hepsinin çıkartılması) yapmak gereklidir. Tecrübeli ellerde yapıldığında operasyona bağlı komplikasyonlar oldukça düşüktür. Ancak kalıcı komplikasyonlar oldukça rahatsız edicidir. (ses tellerini hareket ettiren sinirin yaranması ve ese kısıklığı oluşması ve vücudun kalsiyum dengesinin sağlanmasında önemli rol alan paratiroid bezlerde olabilecek hasarlanma) %1'in altındadır. Ameliyatlarda temel prensip tiroid bezinin tamamının çıkarılması ve lenf bezlerinde kanser metastazı tespit edilmişse ilgili lenf bezlerini de çıkarmaktır. Tiroid bezinin tamamı çıkartılırsa, ameliyat sonrası kişinin hayatını sürdürmesi için gerekli olan tiroid hormonunu dışardan ilaç olarak (tefor, levatron veya euthyrox) vermek gerekir. Bunlar çok güvenli ilaçlardır ve doğru dozda kullanıldıklarında hiçbir yan etkileri yoktur. Hasta için uygun doz belirlendikten sonra yaşam boyu güvenle kullanılabilirler.
Tiroid ameliyatı genel anestezi altında yapılmaktadır. Bu yüzden ameliyat öncesi rutin kan tahlilleri, akciğer grafisi ve kalp elektorsu (EKG) yapılır. Tiroid fonksiyon testlerine bakılır. Eğer tiroid hormonları normal sınırlar içerisinde ise ameliyata izi verilir. Ameliyat süresi ortalama 45-90 dakikadır. Ameliyat sonrasında genellikle hastaları rahatsız eden ağrı olmamaktadır. Erken dönemde karşılaşılan boğazda takılma hissi ve hafif ağrı genellikle 24-48 saat sonra kaybolur. Hastalar ameliyat sonrası ilk 4-6 saat sonra sıvı gıdalar ile beslenmeye başlar ve rahatlıkla dolaşabilir. Hastalar çoğunlukla ilk 24 saat içinde taburcu olurlar. Hastaları 2-3.gün banyo yapmalarına izin verilir. Takipte 5-7.gün dikişler alınr. Hastalar taburcu edilirken tiroid hormon ilacı (tefor, levatron veya euthyrox) başlanıp 1 ay sonrasına yeniden kan hormon tayini için program yapılır. Hastalar baş boyun hareketlerinde özellikle kısıtlama yapmamalıdır aksi halde ciddi boyun ağrıları hastaları çok rahatsız eder. Hastalar işlerine 1-2 hafta içinde rahatlıkla dönebilir.

Tiroid kanserlerinde Radyoaktif İyot (Atom) tedavisi.
RAI tedavisi tiroid kanserlerinde hastanın yaşam süresini uzatmak, kanser tekrarlamasını önlemek ve uzak organlarda tekrarlamış (akciğer beyin ve kemik metastazlarının tedavisinde) hastalığın tedavinde kullanılır. Genel Cerrah, Nükleer Tıp, ve Endokrin uzmanlarınca ortak değerlendirilen hastalar özel kurşun kaplamalı odalarda 1 veya 2 gece tutularak RAI tedavisini alırlar. Özellikle tümör çapı 1 cm üzerinde, kapsül invazyonu, lenf nodu metastazı varsa RAI tedavisi verilir.


Ankara Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!