Toplardamar tıkanıklıkları tedavisi güç olan ve hastaların yaşamlarını önemli ölçüde zora sokan ve yaşam kalitesini düşüren hastalıklardandır. Tıkanıklık çoğu kez derin ven trombozu (toplardamar içinde pıhtı) ile başlar ve genelde hayat boyu devam eder. Derin ven trombozunda başlangıçta toplardamar içinde taze, yumuşak bir pıhtı bulunur ve ilk günlerde toplardamarın içerisine kateter yerleştirilmesi ve bu kateterden pıhtı eritici ilaç verilmesi ile pıhtı 24-48 saat içinde eritilebilir. Trombolitik tedavi adı verilen bu işlem olay olduktan sonra ne kadar kısa süre içinde yapılırsa o ölçüde etkilidir. Bu işlem sırasında çoğu kez özellikle karın içindeki iliak toplardamarlara stent yerleştirilmesi gerekebilir. İlk ay geçtikten sonra pıhtının eritilmesi genelde mümkün olmaz.

Pıhtının eritilmediği hastalarda pıhtı oluştuktan aylar yada yıllar sonra hastaların şikayetleri farklılaşır. Bacaktaki kanın tıkanıklık nedeni ile yukarı ilerletilememesi bacakta kanın birikmesine, şişliğe, yürümekle giderek artan ağrıya, ayak bileği çevresinde renk değişikliklerine, bacakta varislere ve sonunda da uzun süre iyileşmeyen ve iyileşse de tekrarlayan yaralara (venöz ülser) neden olur. Bu durum tıpta venöz yetmezlik olarak ifade edilmektedir. Bu durumda klasik tedavi varis çorabı ve ağızdan alınan bazı ilaçların hayat boyu kullanımı şeklindedir. Ancak bu tedavinin başarı şansı düşük olup, hastaların bu duruma alışmaları önerilir.

Son yıllarda sakatlık bırakan bu durumda tıkanıklığın açılmasına yönelik yeni tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Bu alanda en fazla başarılı olan yöntem tıkalı olan toplardamarın balon anjioplasti ile açılıp, içerisine stent yerleştirilmesidir.

Hazırlık:

En önemli zorluk tıkanıklığın belirlenmesindedir. Bir çok hasta bacaklarında şişlik, renk değişiklikleri, varisler ve yaralar ile doktor doktor dolaşıp sonunda da tedavi olamayıp durumu kanıksamıştır. Hastaların çoğuna venöz renkli Doppler ultrasonografi yapılmıştır ancak bu yöntem daha çok kasıktan aşağıdaki toplardamarları gösterdiği için daha yukarıdaki tıkanıklıklar belirlenemez. Bu nedenle hastalara detaylı bir venöz renkli Doppler ultrasonografi yapılmalı, bacaktaki tıkanıklıklar ve geri akımlar (reflü) belirlenmelidir. Daha yukarda karın içerisindeki iliak toplardamarlar ve vücudun en büyük toplardamarı olan vena kava inferiyor için ise bilgisayarlı tomografik (BT) venografi, Manyetik rezonans (MR) venografi yada anjiografi yapılmalıdır. Tıkanıklık belirlendikten sonra en yukarıdan başlayarak en az kasık düzeyine kadar tıkanıklık açılmaya çalışılmalıdır

İşlem:

Ultrasonografi eşliğinde lokal anestezi altında kasıktaki toplardamara iğne ile girilip, buradan kılavuz tel yukarı doğru tıkalı damarın içinde ilerletilir. Röntgen cihazı altında yapılan bu işlemde tel tıkanıklığın yukarısına ilerletilebilmiş ise bu tel üzerinden değişik büyüklüklerdeki anjioplasti balonları şişirilerek tıkanıklık açılmaya çalışılır. Daha sonra açılmış olan damarın içine kapanmayı engeleyecek tarzda bir kaç stent yerleştirilir. Bundan sonra tekrar damar içine ilaç verilerek damarın filmi (venografi) çekilerek tıkanıklıın tam olarak açılıp açılmadığından emin olunur. Bu aşamada en güvenilir yöntem damar içine ilerletilen çok ince bir ultrasonografi kateterinden (IVUS) elde edilen görüntünün analizidir. İşlemin başarılı olduğu anlaşıldığında kateterler çekilip, bir kaç dakika giriş yerine baskı uygulanıp, kanı sulandıran ilaçlar verilir. Eğer eşlik eden toplardamarda geri akım var ise aynı seansta varis ameliyatıda yapılabilir.

İstenmeyen yan etkiler

Bazen işlemde tıkanıklık geöilemeyebilir. Bu durumda bir kaç kez daha ayrı seanslar halinde tıkanıklık kasıktan yada boyun damarlarından girilerek geçilmeye çalışılır. Bununla beraber çok az hastada tıkanıklık hiç bir şekilde geöilemeyebilir. Bu durumda var olan klasik tedavilere devam edilir.

Toplardamara giriş esnasında yanlışlıkla atardamara girilebilir. Bu durum ciddi bir soruna neden olmasa bile işlemi uzatabilir.

Nadiren damar içinde pıhtı yada başka dokuların yaralanması görülebilir.

Bazen tıkanıklık açıldıktan aylar sonra stentli damar tekrar tıkanabilir. Bu durumda yeniden girişim gerekebilir.

Sonuç:

Toplardamar tıkanıklıklarının stentleme ile açılması işlemi hastaların %80-90 ında mümkündür. Tıkanıklık açıldığında hastaların %80 ninde şikayetlerde dramatik bir düzelme olur. Hastaların şişlik ve ağrıları azalır yada tamamen geçer. Yaralar diğer tedavilerinde etkisi ile kısa sürede kapanır ama daha önemlisi yaraların tekrar oluşumu engellenmiş olur. Stentleme yapılabilen hastaların %20 sinde stente tekrar tıkanabilir. Bu durumda pıhtının eritilmesi ve tekrar stentleme gerekebilir.


Ankara Kalp Damar Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!