Tuzun ; dünyamızın besin kaynakları içinde büyük yeri vardır ve ekonomik ve politik rolü büyüktür .

Eski Yunanlılar’da tuz çok değerli bir maddeymiş ve nakit para olarak kullanılırmış. Esir değişiminde kullanılır, bu sebeple de ‘tuzu kadar değerli değil’ deyimi oluşmuş. Tarihte tuz , değeri nedeniyle sembolik olarak da kullanılmış. Eski Roma’lılarda yeni doğan bebeğe bilgelik versin diye tuz verilirmiş. Avrupa’da bir tutam tuzu günahlardan arınmak için sol omuzlarının üzerine üç kez dökermiş. Bunun gibi bir çok örnekleri daha var.

19.yüzyıldan sonra tuz ,besinlerin saklanması, konserve yapımı, dondurma, buzdolabında saklama gibi digger yöntemlerde de kullanılmaya başlanmış, 20.yüzyılda ticari konserveleme, dondurma ve soğuk taşımacılığın gelişmesiyle insanların her mevsim taze besine ulaşmaları kolaylaştır.

TUZ MU ? SODYUM MU?

Genelde aynı oldukları düşünülse de tuz ve sodyum aynı değildir. Tuz yani soframızda kullandığımız tuzun asıl adı ‘sodyum klorür’dür. %40’ı sodyum, %60’ı klordan oluşur. Yaklaşık 1 tatlı kaşığı tuz 2300 mg sodium içerir. Vücudumuzun işlevini sürdürebilmesi için sağlıklı bir bireyin günlük 500 mg sodyum alımı güvenli ve yeterli miktar olarak belirlenmiştir.

BİR MİKTAR SODYUM SAĞLIĞIMIZ İÇİN GEREKLİ !!!

Sodyum besinlerin yapısında bulunan doğal bir mineraldir .Sodyum bir takım çok önemli görevler üstlenmiştir;

1.Vücudumuzun sıvı dengesini korur. Hücre içi ve hücre dışı sıvıların hareketini kontrol eder. Sıvı dengesi vücut için çok önemlidir. Hücre içine besinlerin taşınmasına ve artık maddelerin çıkarılmasına yardım eder. Besin öğeleri ve metabolik atık ürünler vücut sıvıları ile taşınır.

2.Kan basıncını düzenler.

3.Sinir uyarılarını iletir.

4.Sodyum bir elektrolittir. Aynı potasyum ve klor gibi . Vücutta elektrik akımını iletirler.

5.Kalp kası başta olmak üzere vücudumuzdaki kasların kasılıp gevşemesi ile ilgilidir. Taşıdığı elektrik yükü ile sinir uyarılarının beyinden kaslara mesajın iletilmesi ile gevşeme ve kasılmayı sağlar.

PEKİ GÜNLÜK İHTİYACIMIZ NE KADAR ?

Normal vücut fonksiyonları için günlük 500 mg sodyum yeterlidir. Bu demek oluyor ki yarım çay kaşığı yeterli dozdur.

Toplumun büyük bir çoğunluğu günlük ortalama 4000-6000 mg kadar sodyum tüketir. Yani ihtiyacın neredeyse 12 katı. Bu oldukça fazla bir dozdur ve özellikle sodyuma duyarlı yüksek tansiyonu olanlar için oldukça tehlikelidir.

BÖBREKLERİNİZ SAĞLAM MI?

Vücudumuzda sodyum düzeyini böbreklerimiz ayarlar. Sağlıklı bireylerde aşırıya kaçılmadığı sürece sodyum konsatrasyonu çok yüksek seviyelere ulaşmaz. Fazla sodyum depolanmaz. Büyük bir kısmı idrarla, daha az oranda da ter yoluyla atılır .Tabii bu sağlıklı böbrekler sahip kişiler için geçerli. Böbrekleriniz yeterince işlevini yapamıyorsa fazla sodyum vücuttan uzaklaştırılamaz. Bu da ödeme ve bir takım farklı sağlık sorunlarına yol açar.

Sodyum yetersizliği ancak uzun sure kusma, ishalle oluşabilir. Bu gibi durumlarda tuz tüketimini artırmayı unutmamak lazım!

YÜKSEK TANSİYON VE TUZ İLİŞKİSİ

Yüksek tansiyon ve tuz tüketimi arasında yakın bir ilişki vardır. Sağlıklı bir insan fazla tuz tüketiminden etkilenmeyebilir. Ancak toplumun %30’undan fazlasının sodyuma duyarlı kan basıncına sahip olduğu düşünülmektedir. Bu grupta tuz tüketimini kısmak kan basıncının düşürülmesine yardımcı olmaktadır. Yapılan çalışmalarda potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi besin öğelerinin diyetle düzenli tüketilmesinin yüksek tansiyonu önlediği bildirilmiştir.

TANSİYON HASTASI İSENİZ KULLANDIĞINIZ İLAÇLARA DİKKAT EDİN!

Bir takım ilaçlar sodyum içerir. Antiasitler, migren ilaçları, laksatifler, sakinleştrici gibi. Mutlaka kullanacağınız her ilacı eczacınıza ve doktorunuza danışınız.

GEBELER ÖZELLİKLE DİKKAT ETMELİ.

Gebelik sürecinde vücutta su tutulumu, ödemler sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Ödemi azaltmak için tuzu kısmak bu süreçte yanlıştır. Gebelik sürecinde vücudun sodyum ihtiyacı artar .

NELERDE SODYUM VAR?

Bir besinin sodyum içermesi demek tuzlu bir tadı olduğu anlamına gelmez. Sodyum bir çok besinde vardır. Özellikle ;

*salça, hardal, hazır salata sosları, soya sosu

*hazır ve işlenmiş besinler

*konserveler

*kurutulmuş meyveler

*et suyu bulyonları

*peynir, ekmek, unlu mamüller

*soda

*tütsülenmiş yiyecekler yüksek sodyum içerir.

Besin etiketlerini okuyarak bir besinin sodyum içerip içermediğini anlamanız mümkündür. Bir besin etiketinde Na, tuz, sodyum, soda yazıyorsa sodyum olduğu anlaşılmalıdır .

EN ÇOK SORULANLAR

…Konserveleri ya da peyniri yıkayarak sodyumunu azaltabilir miyim?

Akan soğuk su altında iyice yıkadığınızda besinin sodyum içeriğini %40 oranında azaltabiliriz.

--içme suyu sodyum içerir mi?

içme suyundaki sodyum oranları değişik bölgelere gore farklılık gösterebilir. Özellikle sodyum fakir diyet uygulamadıkça bununla ilgili endişelenmenize gerek yoktur. Su yumuşatıcıları suya önemli oranlarda sodyum eklemesi yapabilir. Firmalarla bağlantıya geçebilirsiniz.

--iyotlu tuz nedir?

Iyot eklenmiş sofra tuzudur. İyot, troid bezini düzenleyerek guatr hastalığını önler. Doktorunuz tarafından iyot kısıtlaması yapılmadığı sürece sağlıklı olan iyotlu tuz kullanmaktır. Iyot özellikle çocukların beyin gelişimi ile ilgili ilişkilidir.

ÇOK SIK TÜKETTİĞİMİZ BESİNLERİN SODYUM İÇERİKLERİ

5 adet zeytin --- 225-825 mg

peynir --- 200-266 mg

süt ( 1 bardak) --- 100-120 mg

ekmek (1 dilim) ---125-150 mg

bisküvi(yarım paket ) --- 225-375 mg

tavuk (50 gr) --- 25-28 mg

dana eti ( 30 gr ) --- 22-25 mg

yumurta --- 60-65 mg

meyve(100 gr ) --- 1-2 mg


Ankara Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!