ÜROLOJİDE LAZER(LASER) KULLANIMI

Lazer kelimesi, “Light Amplification of Stimulated Emission of Radiation-LASER” teriminin Türkçe kısaltmasıdır. Lazeri, ilk kez Amerikalı fizikci Theodorev H. Maiman(1960) bulmuş ve ürogenital cerrahide kullanılması ise Persons (1966 da) tarafından olmuştur. Günümüzde, teknolojik ilerlemeler sayesinde başta prostat büyümesi ve böbrek ve idrar yolları taşlarının kırılmasında-tedavisinde olmak üzere diğer birçok ürolojik hastalıkta kullanılmaktadır. Lazer, kesme, kanı durdurma(koagülasyon) ve buharlaştırma(vaporizasyon) fonksiyonunu eş zamanlı olarak gerçekleştirebilmesinin yanında ödem, sertleşme ve darlık riskini de büyük oranda azaltmaktadır.

Günümüzde Ürolojik cerrahide cerrahide bugüne kadar kullanılan lazer türleri:

1-CO2, (artık fazla kullanılmamaktadır)

2-Neodymium:Yttrium-Aluminum-Garnet (Nd:YAG),

3-Holmium:Yttrium-Aluminum-Garnet (Ho:YAG),

4-Potasyum-Titanil-Fosfat (KTP) ve Thulium lazerdir.

ENÇOK KULLANILAN LAZER AMELİYATLARI ve KULLANILAN LASER TÜRLERİ

HoLEP PROSTATEKTOMİ: HOLEP : HoLEP, Holmium Lazer ile yapılan prostat ameliyatını ifade etmektedir. Holmium lazer, bilimsel teknolojideki ismi Holmium: Yittrium-Aluminum-Garnet (Ho: YAG) lazer dir. Dalga boyu(2120) suyun tepe notasına yakın (1910 nm) olduğundan dokuda ve taş kırmada oldukça iyi absorbe edilir ve etkin bir şekilde kullanıma olanak verir. Ho:YAG lazer düşük watt’larda(20-40Watt) cihazın endoskopik fiber-probu’u taş kırmada kullanılırken, yüksek watt’larda(60-120watt) özellikle prostat ve diğer dokularda kesme, kanama kontrolü ve buharlaştırma amacıyla kullanılır. Holmium lazerle endoskopik olarak taşların parçalanmasında kullanılması çok başarılıdır ve etkin ve yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Zira ürolojide holmium lazer kullanımı ilk kez taş kırma ile başlamıştır.

Holmium lazerin diğer lazerlerden en önemli farkı uygulanan dokunun derinlerine fazla geçmez ve dokuların derin kısımlarında yakıcı/yıkıcı etki yapmaz, etkisi nispeten yüzeysel kalır, zaten bu bizim istediğimiz bir özelliktir. böylelikle prostata uygulandığında etki derinliği birden bire prostatın kapsülünü geçmez, eğer kontrolsüz bir şekilde geçerse ereksiyon ve prostat dışında geçen sinirler ve diğer dokular olumsuz etkilenir. Greenlight da olduğu gibi Holmium lazerde bu etki olmaz.Bu özelliği nedeniyle rahatlıkla prostatın kapsülü ile büyümüş prostat dokusu arasından lazer cerrahisi ile sıyırma işlemi yapılabilir, yani enükleasyon yapılabilir. HoLEP prostatektomi yada HoLEP’le prostat ameliyatı tamda bu işlemi ifade eder.

Bu sıyırma işlemi(enüklasyon; Prostat kapsülü ile büyümüş prostat dokusu arasına Lazer probu ile girilerek prostat kapsülden sıyrılarak açık prostat ameliyatı gibi birkaç parça halinde mesaneye atılır, ve sıyrılan prostat dokusu idrar kanalından olduğu gibi çıkartılalamayacağından, morselatör adı verilen cihazla yine endoskopik yolla kıyma gibi öğütülerek parçalanıp dışarı alınır. Holmium lazer ile yapılan bu işlem lazer enerjisi dışında bipolar enerji kullanılarak da yapılabilir, bu yönteme bipolar enüklasyon (BipoLEP) denmektedir ve ameliyat sonuçları birbirinin aynıdır. Ayrıca Thulium Lazer kullanılarak da bu enuklasyon-sıyırma işlemi başarı ile yapılabilmektedir.

HoLEP ve TUR-P(klasik transüretral prostat rezeksiyonu) sonrasına ilk bir-iki yıllık takiplerde elde edilen sonuçlara göre; işeme hızı ve semptom skorundaki iyileşmede fark tespit edilmemiştir. bunun yanında hastanede kalış süresi ve sonda kalış süresi HOLEP’te ortalama bir gün daha kısadır. Ancak halen TUR-P, en ideal cerrahi tedavi olma özelliğine devam ettirmektedir. Hastalar tercih yaparken bu veriler sunulur, hasta ve cerrahın ortak kararı ile ameliyat yöntemine karar verilmelidir.

GREENLİGHT LAZER(LASER): GreenLight(yeşil Işık) lazer teknoloji alanındaki ismi ile Potasyum-Titanil-Fosfat(KTP) 532nm dalga boyunda lazer ışını yayar ve dokudaki 542nm dalga boyundaki hemoglobine bağlanır damarları ve dolayısıyla prostat dokusunuda buharlaştırırarak etkisini gösterir. İşlem KTP-greenlight lazer ışınları idrar kanalından teleskop aracılığı ile girilerek prostata uygulanır ve büyümüş prostat dokusu istenilen ölçüde bu ışınlarla buharlaştırılır. Bu işleme tıpta PVP yani prostatın fotoselektif vaporizasyonu (Photoselective Vaporization of the Prostate) denir, ve greenlight denmesinin nedeni lazerin yaydığı ışının yeşil renkli olmasından kaynaklanır. Kolay uygulanabilirliği, kanamanın az olması ve hastanede kalma süresinin daha az olması bazı özel hasta grupları için tercih nedenidir. Greenlight ile etkin bir prostat ameliyatı yeni nesil 150 watt ve üstü cihazlarla daha yüz güldürücü sonuçlar bildirilmektedir ve cihazın gücü nedeniyle daha kısa sürede daha fazla doku buharlaştırabilmekte ve bu chazlarla ortalama 100-120 gram prostat yaklaşık bir saatte tamamlanabilmektedir. Tecrübeli ellerde, özenle seçilmiş hastalarda hasta memnuniyeti oranı yüksek olmaktadır. Ameliyat sonuçları diğer yöntemler yapılan ameliyatın sonuçları ile karşılaştırıldığında eğer bazı hasta grupları dikkate alınırsa sonuçlar birbirine benzerdir, ancak yinede greenlight prostatektomi herkese ve her prostata uygulanacak standart bir tedavi metodu değildir, klavuzlarda prostat ameliyatı için kullanılan bir yöntem olarak geçmektedir. Bu yöntemle prostat ameliyatı genel, spinal ve hatta çok riskli hastalarda lokal anestezi ile yapılabilmektedir. Endoskop aracılığı ile idrar kanalından girilir , endoskop içinden ilerletilen plazer probunda lazer işınlarıyla prostat yeterli ve istenilen ölçüde buharlaştılır ve rahat idrar yapılabilevek kadar bir alan oluşturulur, prostat tarafından oluşturulan tıkanıklık giderilir. Ancak bu yöntemde dışarı doku alınmadığından patolojik inceleme yapılmamaktadır, bu yüzden ameliyat öncesi hastada prostat kanseri olmadığını diğer yöntemlerle ekarte edilmiş olması gereklidir.

Greenlight Lazer’in Avantajları: 1-Aspirin, coumadin benzeri kan sulandırıcı ilaçları alan hastalarda ilaçları kesmeden uygulanabilmektedir. 2- Greenlight lazerle parostat ameliyatında çok az kanama olamaktadır.. 3- Ameliyat sonrası idrar sondası diğer yöntemlere göre daha az kalma süresine gerek kalmaktadır. Yaklaşık 24 saat. 4- Hastanede kalış süresi kısa olup ortalama bir gündür, bazı merkezlerde günübirlik olarakta yapılabilmektedir. 5-Klasik TUR-P de bazen karşımıza çıkan su zehirlenmesi(TUR sendromu) kullanılan sıvının fizyolojik olması nedeniyle yoktur.


Ankara Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!