Vücut dışı şok dalga tedavisi(ESWT); vücut dışındaki jeneratörden oluşturulan yoğun ve basınçlı ses dalgalarının bir aplikatör vasıtası ile vücudun hedeflenen bölgesine odaklanmasıyla uygulanan bir tedavi yöntemidir. Şok dalgalarının kaynakları odaklayan ve radyal olan iki çeşit şok dalgası cihazı vardır. 2-6 Bar’lık ses(şok) dalgaları özel jeneratörlerden elde edilir ve bir aplikatör vasıtasıyla vucudun istenilen bölgesine odaklanarak ulaştırılır ve odaklanan şok dalgası birçok dokuyu geçerek güçlü olarak küçük bir alana yoğunlaştırılır. Bu alandaki sinir uçlarındaki ağrı maddesi olarak bilinen subtance P ve nitrit oksit gibi maddelerin salgılanmasına neden olur ve hücre zarı iyon kanallarını harekete geçirir ve ağrıyı azaltırlar. Fibrotik kireçli dokuyu kırar, bozar ve atıklar lenfatiklerle olay yerinden uzaklaştırılır. Ayrıca dokuda yeni damarları oluşmasını aktive eder ve damar büyümesini sağlayan eNOS (endothelial nitric oxide synthase), VEGF (vessel endothelial growth factor) PCNA (proliferating cell nuclear antigen) gibi faktörlerin artmasına neden olur. Böylece yeni damar oluşumu, hücre çoğalması ve dokularda da yenilenme olur. İlk olarak böbrek taşı kırmak amacıyla kullanılmakta olan bu tedavi yöntemi, ereksiyon-sertleşme- problemlerinde(iktidarsızlık), peyroni hastalığında, kronik prostatitlerde, aşırı aktif mesanelerde, ağrılı mesane sendromunda(İntrestisiyel sistit) gibi ürolojinin diğer alanlarında da güvenle kullanılmaya başlanmıştır.

ÜROLOJİDE ŞOK DALGA TEDAVİSİ UYGULAMA ALANI

1-Ereksiyon Bozukluğu-Gevşek penis(Empotans-ED): Cinsel performansın tatmin yeterli düzeyde olmaması, tatmin edici ereksiyona ulaşamama ve cinsel işlevi gerçekleştirememeye erektil disfonksiyon-ED denir. Normal bir cinsel girişimde erkeğin olması gerektiği işlevini yeteri seviye ve sürede sürdürememesine cinsel güç kaybı-gevşek penis olarak adlandırılmaktadır. Çoğunlukla ereksiyon yetersizliği, erken boşalma gevşek penis temel şikayetlerdir. 40-70 yaş arası erkeklerin %50'sinde ereksiyon bozukluğu ve cinsel güç kaybı(gevşek penis) görülmektedir. Ereksiyon intakt hormonal denge, damar ve sinirlerin koordineli - ahenkle çalışması ile oluşur ve psikolojik sistemin etkisi altındadır. ED tedavisinde çok çeşitli yöntemler kullanılır hiçbir yöntemde %100 sonuç alınmaz.

Son yıllarda bu hastalığın tedavisinde ESWT kullanılmaya başlanmıştır. Cihazdaki aplikatörle 4-6 seans erektil penis dokusuna sağlı sollu yoğulaştırılmış şok dalgası yönlendirilir. Bu erektil penis dokularında bazı maddelerin (vasküler dokularda; vascular endothelial growth factor (VEGF) ve endothelial nitric oxide synthase(eNOS)) salgılanmasına neden olmakta ve bu maddeler de yeni damar oluşumunu ve şok dalganın yarattığı tahripden kronik yara iyileşmesi sürecini başlatır. Son generasyon cihazlarda şok dalgaların enerji seviyeleri ve uygulama alanındaki etki derinliği kontrol edilebilmektedir. Uygun olgularda erektil disfonksiyonunda şok dalga tedavisi ile %50-70 oranında sonuç alınabilmektedir. Eğer tatminkar bir sonuç alınırsa 6-8 ay sonra tekrar edilebilmektedir.Bilinen çok net bir yan etkisi bildirilmemeştir. Mevcut standard PDE5 inhibitörleri(sildenafil, Tadalafil vs) ile birlikte yapılması önerilmektedir.

2-Peyroni Hastalığı: Peyroni hastalığı;penisde bulunan erektil korporal yapıda plaklar şeklinde fibrozis, kireçlenme ve sonunda penis eğriliğine neden olan patolojik süreci ifade eder. 40-60 yaş grubu erkeklerde daha sık gözlenmektedir. Tekrarlayan mikrotravmalar sonrasında da bu tip doku kalınlaşmaları olduğu bildirilmiş ve kalınlaşma tarafına penis eğriliğine neden olmaktadır. Diyabet ve hipertansiyonu bulunan erkeklerde de daha sık gözlenmektedir.Temelde ağrılı ereksiyon, penis eğriliği şikayeti ile hastalar hekime başvururlar. İlaçlı tedaviden cerrahi tedaviye kadar çok çeşitli uygulamalar yapılmaktadır. Buna rağmen net sonuç alınamamakta ve hastalığın tekrarlanma olasılığı olmaktadır.. Peyronie hastalığında 4-6 seans ESWT uygulaması ile %50-70 oranında tam veya kısmi başarı sağlanabilmekle beraber standart bir tedavi metodu olmayıp mevcut tedavi ile birlikte tercih edilmesi gereken bir uygulama olarak kabul edilmektedir. Daha sonra 3 hafta ara verilir ve sonra aynı işlem tekrarlanabilir. Anestezi kullanmaksızın çok iyi ve cesaret verici sonuçlar alınmaktadır.

2- Kronik Prostatit: Kronik Prostatit çok değişik klinik formları olan hayat kalitesini bozan ve günlük yaşamı etkileyen, birçok formu bulunan ve sıkça karşımıza çıkan bir hastalıktır. Buna karşın verilen ilaç ve yapılan bazı maniplasyonlara pek de cevap vermeyen, temel olarak kronik pelvik ve tesis ağrısı, ağrılı ejekülasyon ve işeme problemleri ile kendini gösteren bir klinik sendromdur. Son zamanlarda kronik pelvik ağrı veya abakterial kronik prostatiti olanlarda EWST tedavisi ilginç bir şekilde şikayetlerde azalma yapabildiği gösterilmiştir. İşlem perineden veya suprapubik 4-6 önerilmektedir. Ancak bu tedavi standard tedavi niteliğinde olmayıp mevcut tedaviye yardımcı olarak görülmelidir.

3- Aşırı Aktif Mesane ve İntertisiel Sistit: Nedeni tam olarak bilinmeyen ve tedaviyede çok fazla cevap vermeyen karmaşık bir hastalık olan inerstisiel sistite mevcut ilaçlarına ek olarak ESWT tedavisi bir umut oluşturmaktadır Özellikle kadın toplumunda daha sık görülen aşırı aktif mesane olgularında(50 yaş altı grupta %10-15), rutin kullanılan ilaçlara ek olarak 4-6 seans ESWT tedavisi ile alınan sonuçlar tek başına ilaçlardan daha etkili olduğu bulunmuştur.

ESWT yapılmamsı gereken durumlar: Kanama bozukluğu, Kanserler, hedef alanda büyük damar ve sinir bulunması, kemiği büyüme alanlarına(epifiz, omurilik), kalp pili bölgesine, enfeksiyon alanına ve gebelikte kullanılmamalı.


Ankara Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!