Güneşin tadını doyasıya çıkarttığımız şu günlerde, sağlığımızı tehlike altına atıyor olabiliriz. Çünkü çok fazla UV ışınına maruz kalmak, katarakta ve göz kanserine yakalanma riskini artırıyor.

Mutluluk hormonu olan serotonini harekete geçiren, bağışıklık sistemini güçlendiren, kemikler için gerekli olan D vitaminini almayı sağlayan güneş ışınlarına çok fazla maruz kalmak sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Son yıllarda güneşten gelen zararlı ışınların (UV) artmasıyla birlikte cilt kanseri, deri lekeleri ve güneş alerjisi gibi birtakım sağlık sorunlarında da artış yaşanmaya başladı. Ancak UV ışınları sadece ciltle ilgili sağlık sorunlarına sebebiyet vermiyor. Aynı zamanda göz sağlığını da olumsuz yönde etkiliyor. Güneş ışınlarının gözle görülmeyen dalga boyutunda yer alan ultraviyole ışınları, A, B ve C olarak üç gruba ayrılırlar. UVA ve UVB ışınları göze verdiği zararlar açısından çok tehlikelidir. UVA ışınları daha çok gözün arkasındaki retinayı etkileyerek, makula (sarı nokta) dejenerasyonuna neden olarak görme duyusunu azaltır. UVB ışınları ise, korneada bulanıklık, katarakt, göz kapakları etrafında cilt kanseri ve konjanktival değişiklikler gibi kronik rahatsızlıklara sebep olabiliyorken, önlem alınmazsa tüm bu rahatsızlıklar körlükle sonuçlanabilmektedir.

Çocuklar daha fazla risk altında!

UV ışınları herkesin göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor; özellikle açık renk gözlüler ve çocuklu aileler risk altında. Çünkü bir insan, hayatı boyunca maruz kalacağı UV ışınlarının yüzde 80’ini 18 yaşına kadar alıyor. Bu yüzden de ailelerin çocuklarını UV ışınlarına karşı daha fazla koruması gerekiyor. Çocukların göz merceğinin UV ışınlarını süzebilme yeteneğinin yetişkinlere göre az olması nedeniyle çocuklar da risk grubu altına girmektedir. Çocuklar yetişkinlere göre daha geniş göz bebeklerine ve daha temiz göz merceklerine sahip oldukları için ultraviyole ışınlarına karşı daha savunmasız durumdalar.

UV ışınlarından korunmak için;

Güneşin en tehlikeli olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında güneşlenmekten kaçınılmalı. Öğle saatlerinde mümkünse gölgede vakit geçirilmeli.

Gözlerin etrafından güneş almamayı sağlayacak modeldeki UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan güneş gözlükleri takılmalı.

Başı, kulakları ve boynu gölgede bırakacak şapkalar takılmalı.

Sağlıkla ilgili zorunlu haller dışında çocuklara estetik amaçlı güneş gözlüğü takılmamalı ve mutlaka şapka kullanması sağlanmalı.

Güneş gözlüğü kesinlikle işportadan satın alınmamalı. Güneşe karşı uygun gözlük kullanılmazsa kişinin retinasına ulaşan zararlı ışınların miktarı da artar.

Çok koyu renkli camlar, gözdeki kontrastı bozar ve görme keskinliğini azaltır. Bu yüzden güneş gözlüğünün camlarının homojen renkte olmasına dikkat edilmeli.


İstanbul Göz Doktoru uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!