Uykuda nefes durması ve horlama
Uykuda nefes durması ve horlama

Uykuda solunum sırasında ağız ve burun arkasındaki havayolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültülü sese horlama denir. Toplumda erişkinlerin %30-40'nda horlama mevcuttur ve yaş ilerledikçe oran artar. Basit horlama sosyal olarak ciddi bir sorundur. Öncelikle aile yaşamını ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay konusu olabilir. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenmeyen oda arkadaşı olur. Horlama solunum düzensizliklerine yol açmıyorsa ve uykuyu bölmüyorsa bu tip horlamanın tıbbi açıdan zararsız olduğu kabul edilir. Bununla birlikte horlama yaşın ilerlemesi ve kilo alma gibi nedenlerle yıllar içinde sinsi bir şekilde tıkayıcı tipte uyku apne sendromu denen uykuda nefes durmalarının görüldüğü bir hastalığa dönüşebilir. Yüksek sesle horlama apnenin bir ön belirtisidir.

Uyku apnesi nedir ve kaç tip uyku apne sendromu vardır?

"Apne" Yunanca bir kelimedir ve "nefessizlik" anlamına gelir. Uyku apnesi, uyku sırasında horlama, solunumun 10 saniyeden fazla durduğu apne nöbetleri ve gündüz aşırı uyku eğilimi ile karakterize bir hastalık sendromudur. Saatte 5 kezden fazla oluyorsa tıkayıcı uyku apnesi olarak değerlendirilebilir.

Uyku apne sendromu iki türdedir:

· Tıkayıcı tipte uyku apnesi: daha sık rastlanan bu apne türünden boğaz kaslar sorumludur. Kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemeleri apneye neden olur.

· Merkezi tipte uyku apnesi: bu tür apne beynin, solunumu kontrol eden kaslara sinyal göndermemesi sonucunda görülür.

Horlama ve tıkayıcı tipte uyku apne sendromunun nedenleri nelerdir?

Ana neden solunum yolları darlığıdır.Yapısal olarak dar olabilir. Yaş ilerledikçe destek dokuların gevşemesi nedeniyle uykuda solunum yolunun daha da daralması söz konusu olabilir. Bunun dışında kilo alımına bağlı solunum yolu çevresindeki dokularda yağ birikimi sonucunda oluşan darlık ve nefes alırken burunda bir direnç varsa nefes borusunda ters bir basınç oluşması bu hastalığa neden olabilir.

Risk faktörleri nelerdir?

Risk faktörlerini 6 ana başlık altında toplayabiliriz. Bunlar;

· Kilo fazlalığı

· Büyümüş bademcikler ve geniz eti varlığı

· Boynun kısa ve kalın olması

· Erkek cinsiyet

· İleri yaş

· Alkol, sakinleştirici ve uyku ilaçlarının kullanımı.

Tıkayıcı tipte uyku apne sendromunun belirtileri ve sonuçları nelerdir?

Gece uykusunun dinlendirici olmaması nedeniyle hasta ne kadar uzun süre uyumuş olursa olsun sabah yataktan kalktığında kendisini yorgun ve uykulu hisseder. Baş ağrısı ve ağız kuruluğundan şikayet edebilir. Yorgunluk gün boyu devam ettiği için unutkanlık ve dikkat eksikliği nedeniyle işinde verimli olamaz, gergin ve sıkıntılıdır. Konsantrasyon bozukluğu araç kullanıyorsa trafik kazalarına neden olabilir. Akşam televizyon karşısında uyuyakalma önemli bir haberci olabilir. Çocuklarda da geniz eti nedeniyle aynı şekilde okul başarısının düştüğü bilinmektedir.

Bu hastalık yıllarca sürdüğünde yüksek tansiyon, kalp krizi, iktidarsızlık, beyin damarında tıkanıklık sonucu felç, erken bunama gibi ciddi problemlere ve uykuda ölüme yol açabilir.

Teşhis ve hastanın değerlendirilmesi nasıl yapılır?

Teşhis genellikle hastanın hikayesine veya eşinin anlattıklarına muayene bulguları eklenerek büyük ölçüde konur ancak yapılan bazı tetkikler de vardır. Rutin olarak yapılan kan tahlilleri, tiroid fonksiyonları, tansiyon ölçümü, kalp ve akciğer ile ilgili tetkiklerin yanısıra en fazla bilgiyi veren tetkik polisomnografi adı verilen inceleme yöntemidir. Doktoru uygun görüyorsa polisomnografi için hasta uyku merkezinde bir gece yatırılır. Uyku sırasında izlenen hastada ayrıca kandaki karbondioksit ve oksijen seviyeleri, kalp ritmi ve EKG, beyin fonksiyonları ile ilgili olarak EEG, ağız ve burun hava akımının ölçülmesi gibi takipler de yapılır. Uyku incelemesiyle horlama ve uyku apne sendromunun derecesi belirlenir. Bu da tedavi planına yardımcı olur.

Horlama ve tıkayıcı tipte uyku apne sendromu nasıl tedavi edilir?

Ameliyata uygun olmayan veya ameliyatla iyi sonuç alınamayan hastalarda kullanılan ve başarı yüzdesi yüksek olan bir yöntem de CPAP adı verilen bir cihazın kullanılmasıdır. Cihaz uyku sırasında takılan bir maske ile basınçlı hava solunmasını sağlar. Bu basınçlı hava ile solunum yollarının uyku sırasında daralması önlenmiş olur. CPAP'ın dezavantajları, bir maske takılmak zorunda kalınması, pahalı olması, cihazın çıkardığı gürültünün hastayı rahatsız etmesi sayılabilir. Sonuç olarak her hasta ayrı değerlendirilmeli ve kişiye özel tedavi planlanmalıdır.


Ankara Kulak Burun Boğaz uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!