Varisler toplumun önemli bir kısmını ilgilendiren güncel hastalıklardır. Çeşitli mekanizmalarla ortaya çıkabilir. Patolojiyi oluşturan mekanizmalar da çeşitlidir.Bu mekanizmaların bilinmesi tedavinin yönlenmesi ve doğru uygulanması açısından önemlidir.

Nedeni ve patolojik mekanizması ne olursa olsun varis çorabının giyilmesi ve konvansiyonel tedavi bölümdeki uygulamalar tedavideki en önemli unsurlardır.Bunlara riayet edilmesi nüksleri önlemek açısından önemlidir.
Varis tedavilerinde hastaların büyük bir kısmında birden fazla tedavi yönteminin kombine uygulanması gerekir.Şu veya bu yöntemle, tek seansta kesin tedavi v.b. gibi vaatler genellikle tatminkar olmayan sonuçlar doğurur.
Şu ana kadar 1000 den fazla hasta üstündeki tedavi uygularımızda hastaların azınsanmayacak bir kısmına (%35) sadece konvansiyonel yöntemlerle tedavi verilmiştir.Yüzde 20 lik bir bölümünde ise cerrahi, skleroterapi ve lazer uygulamaları kombine olarak yapılmıştır. %25 e yakın grupta iki yöntem kombine uygulanmış ve sadece %20 sinde tek yöntemle tedavi yapılmıştır.
Yan başlıklarda ven hastalıkları ve varislerle ilgili aradığınız bir çok şeyi bulabilirsiniz. Merak ettiğiniz diğer konularda ise bana yazarak yanıt alabilirisiniz.
VARİSLER
Varisler toplar damar sistemindeki lokalize genişlemelerin genel adıdır. Varisleri oluşturan patolojiler çok çeşitlidir. Tedavilere başlamadan önce hastada varisi oluşturan mekanizmayı ortaya çıkarmak hangi tedavi yöntemlerinin kullanılması veya kullanılmaması gerektiğini belirlemede bize çok yardımcı olur.
Atardamarlar (arter sistemi) vasıtasıyla dokulara gelerek kullanılan temiz kan, tekrar oksijenlenmek ve temizlenmek üzere toplardamarlarla (venöz sistem) kalbin sağ tarafına orada da akciğerlere götürülür.
Toplar damar sistemini atar damar sisteminden ayıran 3 temel özellik vardır:
-Birincisi duvar yapılarıdır. Atar damarlar daha kuvvetli ve kalın duvar yapısına sahiptir. Kuvvetli adale yapısı nedeniyle kalbin her atımında genişleyip sonrada adale yapısı yardımıyla kasılarak kanın ileri doğru ilerletilmesinde kalbe yardımcı olur. Bu durumu biz bileğimizde, boynumuzda, kasıklarımızda yani atar damarların yüzeyleştiği yerlerimizde nabız olarak hissederiz.
-İkinci fark toplar damarların inanılmaz genişleme yeteneğidir. Çok yüksek miktarlarda kan göllenmelerini genişleyebilme özellikleri sayesinde tolere edebilirler.
-Üçüncüsü ise toplar damarların bir kısmının içindeki tek yönlü çalışan kapak yapılarıdır. Özellikle bacaklarda ve daha az olarak kollardaki toplar damarlarda belirli aralıklarla yerleşmiş kapak sistemleri kanın daima kalbe doğru akmasına izin verirler. Ayakta durduğumuzda bacaklarımızdaki toplar damarlarımızda bulunan kapakçıklar kanın yukarı doğru akmasına izin verirler, yerçekimi etkisiyle kanın aşağı doğru hareket etme isteğine karşı dururlar.
Varislerin en çok görüldüğü bölge olan bacaklarda toplar damar dolaşımı derin ve yüzeyel toplar damarlar ile sağlanır.
Yüzeydeki toplar damarlar cildin hemen altında seyrederler ve bazı noktalarda (ara bağlantı damarları ile) taşıdıkları kanı derindeki damarlara dökebilirler.
VARİS OLUŞUMU NEDENLERİ :
Varis oluşumu çoğunlukla yüzeyel toplar damarlarda yüksek basınç ile beraberdir. Ayakta sürekli durmayı gerektiren meslek mensuplarında (öğretmenler, berberler, cerrahlar v.b.) varis görülme sıklığı fazladır. Bu nedenle ayakta sabit durulduğunda yerçekimi etkisiyle toplar damarlarda basınç 10-15 kat yükselir. Şişmanlık, kabızlık ve uzun süreli oturmalarda da damar içi basınç yükselir.
Gebelikte ve karın içinde toplar damar kan akımını zorlaştıracak bazı sorunlar ayaklarda ciddi basınç artışlarına neden olur. Bazı kişilerde ailesel olarak bir yatkınlık vardır. Bu kişilerde varis oluşumu daha erken ve yaygın olur.
VENÖZ YETMEZLİK
Toplar damarların kapakçıklarındaki fonksiyon bozuklukları kanın yerçekiminin de etkisiyle aşağı doğru göllenme istemine neden olur ve ayaklarda şişme, varis oluşumları, venöz ülserler gibi sorunlara yol açabilir. Venöz yetmezlik olarak bilinen bu durum:
A.) Yüzeyel venlerde olabilir. (safen ven yetmezliği)
B.) Derin venlerde olabilir. (derin venöz yetmezlik)
C.) Ana bağlantı damarlarında olabilir. (perforan ven yetmezliği)
D.) Kasıktaki bağlantı noktasında olabilir. (safeno femoral bileşke yetmezliği)
Bunların kombinasyonu şeklinde de olabilir.
Aslında klinikte bizim karşımıza varis olarak gelen hastaların önemli bir kısmında varis gelişiminin altında yatan neden venöz yetmezliktir.
Başlangıç safhalarda bacakların çabuk yorulması, ayaklarda dolgunluk ve gerginlik hissi önde gelen şikayetlerin zamanla bu şikayetler daha belirgin hal alır. Bacaklarda özellikle günün sonunda belirginleşen şişmeler (ödem), yatakta ortaya çıkan kramplar önde gelen rahatsızlık şekilleri olur.
Bütün venöz yetmezlik olgularında belirgin varisler olmayabilir. Bazı hastalarda yukarıda söz edilen şikayetler çok belirgin olsa bile hasta kendisinde ciddi bir varis oluşumu fark etmeyebilir.
İlerlemiş venöz yetmezlik olgularda yıllar içinde özellikle ayak bileğine yakın bölgelerde cilt rengi kahverengileşmeye başlar. Daha ilerleyen olgularda ise “ varis egzaması “ denilen kaşıntıyla seyreden ve ciltle yer yer erozyonlar ortaya çıkar. Daha sonra da bu bölgelerde yaralar oluşur. Bu durum gerçekten hastanın yaşam kalitesini önemli oranda bozar. İyi bir bakımla yara birkaç hafta içinde iyileşir ancak patoloji devam ettiğinden sıklıkla tekrarlar. Venöz yetmezlikleri ağırlıklı olarak ortaya çıktığı yere bağlı olarak çeşitli tedavileri vardır. Bunlar konvansiyonel tedavi yöntemlerinde cerrahi uygulamalara kadar uzanan bir spektrumdur. Doktorunuz gerekli incelemeleri yaptıktan sonra nasıl bir tedavi uygulanacağını size bildirecektir.
VENÖZ TROMBOZ
Toplar damarlarda oluşan pıhtılaşmalara venöz tromboz denir. Genellikle vücudun alışık olmadığı çok ağır eforlardan sonra, belirli bir süre yatakta hareketsiz kalmayı gerektiren (hastalık, ameliyat v.b.) durumlarda, doğumdan sonra, pıhtılaşma bozukluklarında, kırık, travma v.b. durumlarında veya bazı tümöral durumlarda toplar damarlarda pıhtılaşma olabilir.
Venöz trombozlar çok hafif seyredip iyileşen bir klinik tablodan, akciğer embolileri gibi yaşamı tehdit eden sorunlar veya ciddi venöz yetmezlik oluşturarak yaşam kalitesini önemli ölçüde bozan klinik tablolara kadar değişik boyutlarda olabilir.
Venöz tromboz açısından risk altında olan hastalarda erken aspirin kullanımı, önleyici varis çoraplarının giydirilmesi, doğum, cerrahi v.b. gibi durumlarda erken mobilizasyon gibi önlemlerle büyük ölçüde korunulabilen bir patolojidir.
Ailelerinde benzer problemleri yaşamış bireyler varsa daha dikkatli olmak gereklidir.
Erken tanı ve etkili tedavi ile damar içindeki pıhtı oluşumu hızla eritilerek kapakçık yapılarında major hasarlar ortaya çıkmaksızın klinik tablonun gerilemesi tedavide alınacak en iyi sonuçtur.
Özellikle tek bacakta ortaya çıkan ani şişmelerde venöz tromboz mutlaka akla getirilmelidir. Son yıllarda erken tespit edilen olgularda pıhtıya en yakın yerden kateterle pıhtı eritici ilaçlar vermek suretiyle oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.
Venöz trombozlu bir hastada ani başlayıcı şiddetli göğüs ağrısı ve nefes darlığı mutlaka PULMONER EMBOLİZM olabileceği konusunda uyarıcı olmalıdır. Böyle durumlarda vakit kaybetmeden hastaneye gidilmelidir.
Hiperkoagulobilite : Bazı insanların kanları normalden çok daha hızlı pıhtılaşma eğilimindedir. Bu durumu oluşturan bazı sendromlar vardır. Ailede birkaç kişide oluşmuş venöz trombozlarda veya tekrarlayan DVT lerde hiperkoagulobilite sendromları mutlaka araştırılmalıdır.
VARİS TEDAVİLERİ :
Varisler ve diğer ven hastalıkları ile ilgili tedavi şekillerine karar vermeden önce varisi oluşturan nedenler varisin hangi venöz sistemi ilgilendirdiği ve hastanın bu konudaki şikayetlerini dikkatlice değerlendirmek gerekir.
KONSERVATİF TEDAVİ :
Aşağıdaki kurallar varis oluşturan bütün durumlar için geçerlidir.
A.) Ayakta gereksiz yere sabit durulmamalı
B.) Fırsat buldukça ayaklar yukarı kaldırılarak drenaj kolaylaştırılmalı
C.) Kilo fazlalıklarında mümkün olduğunca kurtulmalı
D.) Kabızlıktan kaçınılmalı
E.) Uzun süre oturmalardan kaçınılmalı
F.) Doktorun önerdiği özelliklerde bir varis çorabı kullanılmalıdır.
İLAÇ TEDAVİLERİ :
Varisi tedavi edecek bir ilaç tedavisi mevcut değildir. Ancak ağrı, kramp ve ödemleri azaltan şikayetlerin düzelmesine yardımcı olan FLAVUNOID grubu ilaçlar mevcuttur. Ülkemizde de çeşitli ticari isimlerle satılan markalar mevcuttur. Yaygın olarak kullanılmakla birlikte varisleri ortadan kaldırıcı bir etkileri yoktur.
SKLEROTERAPİ (İĞNE TEDAVİSİ)
Halk arasında çoğunlukla iğne tedavisi olarak bilinen skleroterapi, seçilmiş ve uygun damarlara bazı özel ilaçları enjekte etmek suretiyle uygulanır. Damar iç yüzeyinde yaratılan tahriş ve dışarıdan yapılan baskı ile damar dolaşıma kapatılır. Skleroterapinin büyük varisli damara uygulanması pek önerilmez. Küçük damarlardaki sonuçlar daha iyidir. Gebelerde, tromboflebit durumlarında, venöz trombozlarda, akciğer embolilerinde, hiperkoagulobilitesi olanlarda ve sklerozan ilaca alerji olduğu durumlarda kullanılmamalıdır. Skleroterapi sırasında sorunlarla karşılaşma olasılığı oldukça düşüktür.
Kullanılan ilacın damar dışına çıkması tahrişlere neden olabilir. Damar trasesi boyunca bir miktar kaşıntı olabilir. Enjeksiyon yerinde ve kapanan damarda bazen geçici renk değişiklikleri olabilir. Tedavi genellikle çok iyi tolere edilir. Skleroterapi seanslar halinde uygulanır. Her seans 20-30 dk. Arası sürer. Seans sırasında tedavi yapılan bacak elastik bandajla sarılır. Hastanın işlem sonrasında yatak istirahatine ihtiyacı olmaz. Normal yaşantısına devam eder.
LAZER TEDAVİLERİ :
Lazer tedavisini biz genellikle skleroterapi sonrasında hala mevcut olan ince damarları ortadan kaldırılması için kullanıyoruz. Çünkü skleroterapi ile kapiller damarları besleyen venlerin kapatılması ile çoğunlukla ağ şeklindeki kapiller damarlar da büyük ölçüde kapanmaktadır. Lazer tedavileri skleroterapiye göre daha pahalı tedavilerdir. Skleroterapi seansı sırasında çok daha geniş alan çok kısa sürede ve daha az zahmetle tedavi edilmektedir. Bu nedenle lazer uygulamalarını genellikle skleroterapiden sonra yapmayı tercih etmekteyiz. Lazer tedavisinde kullanılan çeşitli lazerler olmakla beraber ben geniş alanlı kılcal ağlar için IPL (Intensed Pulse Lıght), biraz daha büyük çaplı damarlar için Nd.Yag lazerleri tercih etmekteyim.
Lazer ve ışık tedavilerindeki çalışmaları ışınların damarda akan kanda mevcut bulunan hemoglobin tarafından emilme ve damar içi ısı yükselmesi ile beraber damarın dolaşıma kapanması veya bazı tip lazerlerde damarın tahrip olması esasına dayanır.
Diğer tarafta deriye rengi veren melanin pigmentinin de lazer ışınlarını emme yeteneği vardır. Bu nedenle melanin pigmentinin yoğun olduğu esmer tenli kişiler ile güneşte bronzlaşmış tenlerde lazer tedavileri yapılmaz.
Yüksek teknolojili yeni gelişmiş lazerlerde cilt tipine ve uygulanacak bölgeye göre tedavide kullanılan ışın dozu cihazın bilgisayarında otomatik olarak ayarlanır. Buna rağmen yoğun tedaviye başlamadan mümkün olduğu kadar gözden uzak bir bölgeye test uygulaması yapmak yararlıdır.
Lazer uygulamalarında renk koyulaşması (hiperpigmantasyon), renk açılması (hipopigmentasyon), yanık gibi komplikasyonlar çok düşük olasılıkla olsa da görülebilir. Bu nedenle uygulamaların hekim kontrolünde, kurallara bağlı kalınarak ve yüksek teknolojili cihazlarla yapılmazı daha uygundur.
ENDOVENÖZ LAZER TEDAVİLERİ
Lazerin varis tedavilerinde bir başka uygulanış şeklidir. Son yıllarda cerrahi tedavi seçeneklerinin bir kısmına alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Genellikle ayak bileğinden başlayıp kasığa kadar uzanan ve “büyük safen veni” diye isimlendirilen ana yüzeyel toplar damarın dolaşıma kapatılmasını amaçlar. Bunun için ayak bileğinden safen venine lazer kateteri perkütan veya cerrahi olarak yerleştirilir, doppler ultrason eşliğinde kasığa kadar iletilir. Daha sonra lazer enerjisi verilerek katater yavaş yavaş geri çekilir. Damarın tam olarak kapandığı doppler ultrasonla devamlı kontrol edilir.
Endovenöz uygulamalarda RF (radiofregvence) gibi değişik enerji kaynakları da kullanılmaktadır. Bu teknikle tedaviler ilk çıktığı yıllarda çok daha fazla kullanılmakla birlikte zamanla hem daha pahalı olmaları hem de cerrahiye çok belirgin bir üstünlük sağlamadıkları gerekçesiyle popülaritelerini kaybetmeye başlamıştır. Endovenöz tedaviler muayenehane şartlarında da uygulanabilir. Ancak vakaların en az %80 inde cerrahi girişimde gerektiren başka varikozitelerin de bulunması nedeniyle çoğunlukla ameliyathane koşulları tercih edilmelidir.
RADYOFREKANS UYGULAMALAR
Skleroterapi ile yok edilemeyecek kadar ince kapiller varislerin tedavisinde lazere alternatif kullanılan bir enerjidir. Özellikle ten rengi koyu olanlarda lazer kullanılmadığı durumlarda tercih etmekteyiz. Uygulaması lazer ve IPL’e göre biraz daha zahmetlidir. Altın ve gümüş iğne uçlarla uygulanmaktadır. Uygulanan yerlerde toplu iğne ucu gibi kabuklar oluşur. Kabuklar birkaç haftada tamamen dökülürler.
CERRAHİ TEDAVİLER
Ana yüzeyel toplar damarlardaki varis oluşumlarında ve genelde 0,5 cm den daha büyük çaplı varislerde cerrahi uygulamalar daha yüz güldürücü ve kalıcı sonuçlar vermektedir. Cerrahide çoğunlukla yapılan varisli damarların çıkarılmasıdır.
Cerrahi sırasında iki nokta çok önemlidir. Birincisi büyük safen veninin derindeki femoral vene kasık bölgesindeki dökülme yeridir. (safenofemoral bileşke) Hastaların bir kısmında sadece bu bölgedeki kapakçıkta önemli yetmezlik vardır. Safen venlerde çok ciddi varis oluşumu başlamadan önce tespit edilen hastalarda safenofemoral bileşkedeki kapak çeşitli yöntemlerle onarılarak safen veni korunabilir.
İleri derecede genişlemiş, kıvrımlanmış ve dejenere olmuş safen veninin çıkarılmasından başka bir çare yoktur. Ancak bir şekilde safen veni dejenere olmadan korunabilirse ileride başta koroner bypass ameliyatları gibi birçok operasyonda safen ven yaygın olarak kullanılan bir damar greftidir.
Cerrahide önemli olan diğer nokta ise yüzeydeki toplar damarları derindeki damarlara bağlayan “ PERFORAN VEN “ dediğimiz bağlantı damarlarıdır. Bu damarların kapakçık sistemlerinde ortaya çıkan yetmezlikler normalde yüzeyel damardan derin damara olan kan akımı perforan venlerdeki ciddi yetmezlikler önemli klinik tablolar oluşturabilirler. Bunlara dikkat etmek gerekir. Venöz ülserlerin tedavisinde ilgili perforan ven yetmezlikleri ve uygulanan özel bazı cerrahiler önem kazanır.
Genellikle derin venöz yetmezliklerde cerrahi önerilmezken çok ağır bazı derin venöz yetmezliklerinde vücudun başka yerlerinden alınan kapakçık yapısı sağlam damar parçaları bu tür ağır venöz yetmezlikleri kısmen de olsa tedavi etmede kullanılabilir.
Varis tedavilerinde yapılan cerrahilerde genel anestezi veya spiral anestezi teknikleri kullanılabilir. Hastalar çoğunlukla aynı gün veya 1 gece hastanede kalarak taburcu edilirler. Çoğunlukla önemli bir hareket kısıtlaması olmaz. Birkaç gün içinde işlerine dönebilirler.
AKCİĞER EMBOLİSİNDEN KORUNMADA FİLTRE veya ŞEMSİYE UYGULAMALARI
Derin ven trombozlarının en korkulan komplikasyonunun akciğer embolisi olduğunu daha önce yazmıştık. Tekrarlayan akciğer embolilerinde veya daha önce 1 defa akciğer embolisi geçirmiş ancak ikincisini geçirme olasılığı yüksek hastalarda ayak toplar damarlarının devamı olan ve kirli kanı sağ kalbe götüren “ vena kava inferior “ denilen büyük toplar damara özel bazı aparatlar yerleştirilmek suretiyle pıhtıların kalbe, oradan da akciğere gitmesi büyük oranda engellenebilir.

Ankara Kalp Damar Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!