Vertigo nedir, neden olru ve beirtileri nelerdir?

Hareket illüzyonu olarak tanımlanabilen vertigo, kelime anlamı olarak baş dönmesi demektir. Bilinmesi gereken en önemli noktalardan birisi vertigo bir şikayettir, hastalık tanısı değildir. Vertigoya (baş dönmesine) neden olabilen çok sayıda hastalık vardır.

Dengenin sağlanması ve korunması iç kulak, göz, eklemler ve beyin arasındaki hassas bir iletişim ile ortaya çıkmaktadır. Alınan denge bilgisi beyinde işlenmekte ve cevap olarak elde edilen kas yanıtı ile denge sağlanmaktadır. İç kulak ve merkezi sinir sisteminin oluşturduğu sistem vestibüler sistem olarak adlandırılmaktadır.

Vestibüler sistem yüksek frekanslı, yüksek hızlı ve yüksek ivmeli baş hareketleri sırasında vizyonun stabilizasyonundan sorumludur.

Vestibüler sistem, temel olarak refleks yolları kullanarak çalışmaktadır. Refleks yolların kullanılması sistemin çok hızlı çalıştığına ve tepki verdiğine işaret etmektedir. Vestibüler sistemin ana amacı, özellikle istemsiz baş hareketleri sırasında bakışı (vizyon) ve duruşu (postür) korumaktır. Böylelikle günlük yaşantımızda istemsiz olarak yaptığımız baş hareketleri sırasında görsel dünyada ve duruşumuzda değişiklik olmamaktadır. İç kulak ve denge sinirinin uyarılması ile gerek gözlerin gerekse de duruşu sağlayan kasların çalışması düzenlenmektedir. Normal çalışan denge sistemi varlığında hareket / doğal uyaran ile kas gerginliği ve gözlerin pozisyonu harekete uygun olarak ayarlanarak gerekli duruş ve bakış sağlanmaktadır. Öte yandan baş dönmesine neden olan bir hastalık varlığında hareket olmaksızın bir hareket algısı ortaya çıkmaktadır ki bu durum vertigo olarak adlandırılmaktadır.

Baş dönmesi / denge bozukluğu olan bir hastanın değerlendirilmesinde temel unsur doktorun hastanın şikayetlerinin tam olarak incelemesi ve iyi bir muayenedir. Günümüzde teknolojinin de yardımıyla kullanılan bilgisayar tabanlı cihazlar tanı ve tedavide hiçbir zaman doktorun değerlendirmesi ve muayenesinin önüne geçememektedir.

https://bytraject.com/blog/high-quality-link-building/

Vertigoda asıl olan, hareket hissinin varlığıdır. Belirtildiği gibi hareket hissi genellikle dönme hissi şeklindedir. Dönme hissi etrafın dönmesi veya bireyin kendisinin dönmesi şeklindedir. Dönme hissi dışında itilme hissi, doğrusal düzlemde hareket hissi gibi şikayetler de görülebilmektedir. Değerlendirme sırasında ilk ve belki de en önemli yapılması gereken noktalardan birisi hastanın şikayetini net olarak ortaya koymak ve hastanın ‘baş dönmesi’ diye belirttiği şikayetin gerçekten bir hareket hissi (vertigo) mi yoksa başta ağırlık, sersemlik hissi, veya bayılma hissi mi olduğunun ortaya koyulmasıdır. Bu durumlar vertigo olarak tanımlanmamakta ve iç kulak hastalıklarından bizi uzaklaştırmaktadırlar. Geceyi uykusuz geçiren bir bireyde bile gün içi denge problemi, sersemlik hissi görülebilmektedir. Bunun yanında kan şekeri düşüklüğü, hipotiroidizm, kalp ritm bozuklukları, ortostatik hipotansiyon, panik hastalık (atak) gibi durumlarda da dengenin korunması ve idame ettirilmesinde sorun yaşanabilmektedir. Yattığı veya oturduğu yerden hızla kalkan bir bireyde kısa süreli göz kararması ve dengesizlik hissi görülebilmektedir. Bu durum sıvı alımındaki yetersizlik veya ortostatik hipotansiyon gibi durumlara bağlı olabilmektedir. Bütün bu değişiklikler ‘baş dönmesi’ olarak kabul edilmemeli ve tanı sırasında ilgili uzmanlık dalları tarafından değerlendirilmelidir.

Baş dönmesi mi Vertigo mu?

Baş dönmesinin varlığı teyit edildikten sonra yapılması gereken baş dönmesi ile ilgili bilginin derinleştirilmesidir. Baş dönmesinin süresi bilinmesi gereken en önemli noktalardan birisidir. Saniyeler, dakikalar, saatler, günler ve hatta haftalar süren baş dönmesi varlığında farklı hastalıklar düşünmek gerekmektedir. Saniyeler süren baş dönmesi daha çok benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV) (toplumda kulak kristal kayması olarak bilinmekte) ile ilişkili iken, saatler süren baş dönmesi Meniere Hastalığı’na, günler süren baş dönmesi ise denge siniri iltihabına işaret etmektedir. Eşlik eden şikayetlerin ortaya koyulması da oldukça önemlidir. Vestibüler sistem hastalıklarında baş dönmesine en sık eşlik eden şikayetler arasında bulantı ve kusma yer almaktadır. Ayrıca işitme kaybı, çınlama ve kulakta dolgunluk hissinin varlığı da tanıya ulaşmada oldukça yönlendirici olmaktadır. Bunların yanında baş dönmesinin nasıl tetiklendiği mutlaka sorgulanmalıdır. Tetikleyicinin her zaman var olmadığını hatırlatmak gerekmektedir. Ancak bilinen önemli tetikleyiciler arasında baş hareketi, sırtüstü yatma ve sağa veya sola dönme, kafa travması, ıkınma, yüksek sese maruz kalma ve psikolojik stres yer almaktadır. Hastadan alınan bilgiler içinde baş dönmesinin tek bir atak şeklinde mi yoksa tekrarlayan ataklar şeklinde mi olduğu veya sürekli devam eden bir his olup olmadığı da yer almalıdır. Sürekli devam eden baş dönmesi varlığında psikojenik nedenler veya migren üzerinde durmak gerekmektedir.

İç kulak hastalıklarına bağlı ortaya çıkan vertigo varlığında genellikle dönme hissi mevcuttur. Eşlik eden bulantı ve kusma önemli bir özelliktir. İşitme kaybı ve çınlama da bazı iç kulak hastalıklarında tabloya eklenmektedir. Pozisyona bağlı ortaya çıkan baş dönmesi genellikle iç kulak hastalıklarına işaret etmektedir ancak ne var ki beyin ile ilgili hastalıklarda da görülebilmektedir.

Baş dönmesi aniden ortaya çıktığında genellikle bulantı ve kusma eşlik etmektedir. Ayrıca terleme ve çarpıntı gibi şikayetler de sıklıkla görülmektedir. Önemle hatırlatmak gerekir ki panik hastalık da bir denge problemi nedenidir ve atak sırasında terleme, titreme ve çarpıntı ortaya çıkabilmektedir.

Temel hasta başı muayenesi tanı açısından anlamlı ipuçları vermektedir. En önemli noktalardan birisi göz hareketlerinin incelenmesidir. Klinik hikaye ve hasta başı muayenesinin işaret ettiği konularda özel testler yapılabilmektedir. Sık kullanılan yardımcı testler arasında ilk sırada yer alan işitme testidir. Eşlik eden işitme kaybının ortaya koyulması doğru tanı koymak açısından önemlidir. Görüntüleme yöntemleri de sıklıkla kullanılmaktadır ancak kullanım amacı daha çok kitle ve damar tıkanıklığı gibi önemli ve hayatı tehdit eden hastalıkların dışlanmasıdır. Yardımcı diğer testler arasında videonistagmografi ve kalorik test, video-HIT, VEMP, ECoG, posturografi ve rotasyonel sandalye gibi yöntemler yer almaktadır.

İki Ana Neden

Baş dönmesi nedenlerini iç kulak ve beyin ile ilgili hastalıklar olarak iki grupta incelemek gerekmektedir. İç kulak hastalıkları arasında en sık görülenler şunlardır: BPPV (kristal kayması), denge siniri iltihabı (vestibüler nörit) ve Meniere Hastalığı. BPPV saniyeler süren baş dönmesi atakları ve eşlik eden bulantı ve bazen de kusma ile kendini göstermektedir. Belli bir baş pozisyonunda ortaya çıkması en önemli özelliklerinden birisidir. Tedavide genellikle uygun manevralar yeterli gelmektedir. Denge siniri iltihabı (vestibüler nörit) çok şiddetli baş dönmesi ve eşlik eden bulantı ve kusma ile kendini göstermektedir. Kusma nedeniyle önemli sıvı – elektrolit bozukluklarına da neden olabilen bu klinik tabloda günler hatta haftalar süren baş dönmesi giderek azalmakta ve sıklıkla destek tedavisine ihtiyaç duyulmaktadır. Meniere Hastalığı ise benze şekilde ataklar ile kendini göstermektedir. Baş dönmesi atağına eşlik eden şikayetler arasında işitme kaybı, çınlama ve kulakta dolgunluk hissi yer almaktadır. Her atak sonrasında işitme kaybında kısmen de olsa bir düzelme görülebilmektedir. Ne var ki zaman içinde işitme kaybında anlamlı bir kötüleşme ortaya çıkabilmektedir. Hastalığın tedavisi yaşam tarzının değiştirilmesi (tuz ve kafein kısıtlanması), ilaç tedavisi, kulak içi enjeksiyonlar ve gerekirse cerrahi müdahaledir. Bunların yanında iç kulak ile ilgili baş dönmesi yapan çok sayıda hastalık bulunmaktadır. İç kulakta kemik dokuda bölgesel erime / yumuşama, orta kulak iltihaplarına bağlı olan veya olmayan iç kulak iltihapları (labirentit), iç kulak travması (ses, patlama, basınç), damarsal yapıların denge sinirine bası yapması gibi nedenler bunlardan bazılarıdır.

Baş dönmesine neden olan nörolojik hastalıklar içinde günümüzde sık görülenler arasında vestibüle migren yer almaktadır. Vestibüler migrende temel özellik baş ağrısnın tabloya eşlik etmesidir. Ne var ki baş ağrısı baş dönmesinde bapımsız olarak karşımıza çıkabilmekte ve ışık / ses hasasiyeti gibi migrenin temel özellikleri eşlik etmektedir. Bu hastalarda taşıt tutması şikayeti de bulunabilmektedir. Vestibüler migrende medikal tedavi kullanılmaktadır. Baş dönmesine neden olan diğer nörolojik hastalıklar arasında beyin kitleleri ve damar tıkanıklıkları yer almaktadır. Beyin kitleleri genellikle daha uzun süreli olan ve ataklar halinde seyretmeyen dengesizlik hissine neden olduğunu bilmek gerekmektedir. Damar tıkanıklıkları ise genellikle ani başlayan / akut baş dönmesine neden olmaktadır. Bu hastalar sıklıkla acil servise başvurduğundan, hekimin iç kulak veya beyin ile ilgili hastalıkların ayrımını yapması beklenmektedir. Bu hastalarda sıklıkla acil şartlarda yapılan görüntüleme yöntemleri kullanılsa da önemle hatırlatmak gerekir ki hekimin değerlendirmesi ve muayenesi görüntülemeden daha hassastır.


İstanbul Kulak Burun Boğaz uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!