Vücudumuzun gizli cevheri
Vücudumuzun gizli cevheri

Osmanlı cerrahları dişleri “vücudun en güzel cevherleri” olarak tanımlıyor ve yerine yenisi gelmediği için çekmenin son çare olduğunu düşünüyorlardı. Vücudumuzun bu güzel cevherleri günümüzde de sadece estetik, fonksiyon ya da fonasyon açısından değil içlerinde barındırdıkları bir başka hazine ile de ne kadar özel ve önemli olduklarını bir kez daha göstermişlerdir: Kök Hücreler.

20.yüzyılda tıptaki en büyük gelişmelerden biri de kök hücrelerin bulunmasıdır. Kök hücreler; çoğunlukla çok hücreli canlılarda bulunan mitoz bölünmeyle yenilenme, organ ve dokulara dönüşebilme yeteneği olan hücrelerdir. Bu hücreler çeşitli özelleşmiş hücrelere dönüşerek yeni hücreler oluşturabilirler.

Kök hücreler en çok kordon kanından elde edilseler de süt dişlerinden, ortodontik amaçlı çekilen sağlıklı küçük azı dişlerinden ya da yirmi yaş dişlerinden de kök hücresi elde edilebilmektedir.

Genel olarak iki çeşit memeli kök hücresi vardır. Bunların ilki blastosistde bulunan embriyonik kök hücreler, diğeri ise yetişkin dokularda bulunan yetişkin kök hücrelerdir. Gelişen bir embriyoda kök hücreler bütün özelleşmiş embriyonik dokulara dönüşebilirler. Yetişkin organizmalarda ise kök hücreler vücut hücrelerinin tamirinde görev alırlar. Embriyonik kök hücreler bebek kordonundan elde edilmektedir. Elde edilen kök hücreler özel laboratuarlarda -196 derecede saklanmakta ve daha sonra ihtiyaç duyulduğunda kullanılmaktadır.

Diş kök hücreleri ise bir diğer tip olan mezenşimal kök hücrelerdir. Diş kök hücrelerinin bebek kordonuna göre avantajı 12 yaşına kadar olan süreçte elde edilebilir olmalarıdır. Hatta 20 yaş germi olan kişilerde yetişkin yaşlarda dahi kök hücre elde edilebilmekte ve bu hücreler saklanabilmektedir. Diş kök hücreleri mezanşimal kökenli olduklarından diğer mezenşimal kökenli hücreler olan kemik, kıkırdak, kalp, kas ve sinir hücre ve dokularına dönüşebilme potansiyeline sahiptirler.

Kordon kanı hücrelerinin saklanması 20 sene kadar öncesine dayansa da diş kök hücreleri 2000 yılından bu yana saklanmaktadır. Dünyanın çeşitli araştırma merkezlerinde hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda, dişte bulunan mezenşimal kök hücrelerin, kalp hastalıkları, Alzheimer’s, Parkinson’s, omurilik zedelenmesine bağlı felçler gibi tedavisi zor hastalıkları iyileştirmede potansiyel; aynı zamanda kemik yapılanması, diş oluşturma, dişeti ve çene hastalıkları ile, kıkırdak, yağ ve kas gibi birleştirici organları canlandırma ve yenileme açısından kullanabilir olduğu umudu diş kök hücrelerinin önemini daha da arttırmıştır.


Kocaeli Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!