Yanıklar tıpta eskiden beri tedavisi ve bakımı çok zor olan bir alan olmuştur. Vücut dış yüzeyinin su veya benzeri bir madde ile yanması en çok karşımıza çıkan yanık şeklidir. Bunun dışında alev ile yanma, sıcak maddeler ile temas ve elektrik ile yanmada ülkemizde oldukça sıktır. Yanıkların çoğu çocukluk yaşlarında ortaya çıkmaktadır ve bunların çoğu ısınma ve beslenme gereçleri ile olmaktadır.

Yanıklar, yanan derinin derinliğine göre birinci, ikinci ve üçüncü derece yanık olarak adlandırılır. Yanığın derinliği kadar genişliğide önemlidir. Vücut yüzeyinin %30 unun üzerindeki yanıklarderinliğide önemli olmak üzere hayati risk taşır, çocuklarda bu genişlik derinliğine göre % 20 ye kadar düşmektedir. Elektrik yanıkları diğer yanıklarda farklı olarak ele alınmaktadır, ilk yanma anında elektrik akımı etkisi ile kalpte durma veya ritm bozukluğu olabilir ki bu da ani ölüm sebebidir. Elektrik yanıklarında, yanma derinliği ilk görüldüğü zamankine göre günler içinde değişir çünkü elektrik akımı vücudun sadece yüzeyinden değil derin dokularından geçer. Bu akım esnasında hasar gören kan damarlarında ilerleyen günlerde oluşan tıkanmalar bu bölgede doku nekrozlarına (bozulma) neden olmaktadır. Zaman geçtikçe yanığa bağlı hasar miktarında artma beklenir. Yanıkların tedavisi genellikle acil cerrahi kliniklerinde yapılmaktadır.

Yanık tedavisinde hem hayati hem işlevsel hemde kozmetik amaçlı tedavi yer almaktadır. Birinci derece yanıkların tümü, ikinci derece yanıkların çoğu kendiliğinden iyileşmektedir, iyileşme esnasında tüm hastalara iyibir yara bakımı, infeksiyondan koruyucu veya infeksiyon giderici tedaviler gerekir. Birinci derece dahi olsa geniş yanıklarda hastane tedavisi gerekebiir. Üçüncü derece yanıklar Plastik Cerrahi ameliyatları ile kapatılır, bu hastaların çoğunda sağlam bölgelerden deri transferleri yapılmaktadır. Kök hücrelerle yapay deri oluşturulması henüz yaygınlaşmamıştır, bu konuda araştırma ve geliştirme devam etmektedir. Ameliyat ile tedavi edilmemiş üçüncü derece yanıklarda aylar içinde yarada çekmeler (kontraktür) ile hareket kısıtlılığı, eklemlerde daralmalar meydana gelir, bu da istenmeyen bir durumdur. Bu nedenle derin yanıkların Plastik Cerrahi tarafından erken dönemde tedavi edilmesi gerekir. El ve yüz yanıkları her derecede özellik arz eden yanıklardır ve erken dönemde Plastik cerrahi tedavisine başvurulmalıdır.

Çekme (kontraktür), hareket kısıtlılığı veya kötü iz bırakarak iyileşmiş her derecede olan yanık sekeli Plastik Cerrahi tedavisi gerektirir. Bu tedavilerden amaç hareket kısıtlılığı gösteren boyun, koltuk altı, el gibi bölgelerde daralmış, çekmiş derileri genişleterek veya açarak eklemlere hareket kazandırmak ve kötü iyileşmiş izleri azaltıcı veya yok edici yöntemlerle yanığın izlerini mümkün olduğunca ortadan kaldırmaktır.

Yanıklı hastaların hem işlevsel hemde estetik açıdan en iyi iyileşmesi için iyileşme döneminde bir takım ilaçlardan, atellerden, silikonlu yanık korselerinden yararlanılabilir.


İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!