Yaşamsal travmalarımız
Yaşamsal travmalarımız

Travmalar günlük işleyişimizi bozan,genel kaygı belirtileri eşlik eden,bilişsel çarpıtmalara neden olabilen ve anlamlandırma süreçlerimizi bozan yaşantılardır.Kişinin fiziksel,duygusal,ruhsal bütünlüğünü tehdit eden her türlü olay olarak da tanımlanabilir.Bu demek değildir ki her olay ve durum herkeste aynı etkiyi yaratsın.Olayları algılayış biçimi ve etkilenme düzeyi kişisel özelliklerden geçmiş yaşantılara kadar birçok faktörden etkilenir.

DSM-IV-TR’ye göre TSSB tanım ve belirtilerine göz atacak olursak;

Kişi,gerçek bir ölüm y ada ölüm tehdidi,ağır bir yaralanma ya da kendisinin ya da başkalarının fizik bütünlüğüne bir tehdit olayını yaşamış,böyle bir olaya tanık olmuş ya da böyle bir olayla karşı karşıya gelmiştir.

Kişinin tepkileri arasında aşırı korku,çaresizlik ya da dehşete düşme vardır.Not:Çocuklar bunların yerine dezorganize ya da ajite davranışla tepkilerini dışavurabilirler.

Yeniden yaşantılar ön plandadır;

Olayın,elde olmadan tekrar tekrar anımsanan sıkıntı veren anıları;bunların arasında düşlemler,düşünceler ya da algılar vardır.
Not:Küçük çocuklar, travmanın kendisini ya da değişik yönlerini konu alan oyunları tekrar tekrar oynayabilirler.

Olayı, sık sık,sıkıntı veren bir biçimde rüyada görme.
Not:Çocuklar,içeriğini tam anlamaksızın korkunç rüyalar görebilirler.

Travmatik olay sanki yeniden oluyormuş gibi davranma y ada hissetme

Travmatik olayın bir yönünü çağrıştıran ya da andıran iç ya da dış olaylarla karşılaşma üzerine yoğun bir psikolojik sıkıntı duyma

Travmatik olayın bir yönünü çağrıştıran ya da andıran iç ya da dış olaylarla karşılaşma üzerine fizyolojik tepki gösterme

Yukarıdaki belirtilere ek olarak,travmaya eşlik etmiş düşünce,duygu ya da konuşmalardan kaçınma çabaları,travmanın önemli bir yönünü anımsayamama,bir geleceği olmadığı duygusunu taşıma gibi belirtileri de eşlik edebilmektedir.

Artmış uyarılmışlık semptomlarının sürekli halde olması,uykuya dalmakta güçlük,öfke patlamaları,düşüncelerini belli bir konuda yoğunlaştırmada güçlük çekem gibi tutumlar sergileyebilirler.

Travma sonrası stres bozukluğu(TSSB) olarak tanımladığımız bozukluğa sahip bireylerde;travmatik olay sonrası kabuslar ve kötümser düşünceler eşlik edebilir.Duygusal yönden aşırı soyutlama belirtileri yanında sinirlilik hali,depresif duygu durumları,suçluluk duygusu,kaçınma davranışları görülebilir.Yaşanan belirtiler yaşanan katlanılması zor olaya karşı verilen normal tepkilerden oluşmakla birlikte belirli bir süre aralığında TSSB tanısını alır.

İnsanların yol açtığı(taciz,tecavüz,savaş vs.) travmatik olaylar yanında doğal afetler de (sel,deprem vs.)sık karşılaşılan olaylar arasındadır.Diğer travmatik olaylar kazalar,hastalıklar ve beklenmeyen kayıplar olarak sıralanabilir.

Travmatik olaya maruz kalan tüm bireyler tssb belirtileri göstermez.Olayın kişi üzerinde yarattığı etkisi kişilik yapısına,yaşam deneyimlerine,bakış açısı ve olaydan etkilenme derecesine göre değişir.

Akut,kronik ve gecikmeli başlangıçlı olmak üzere üç kategoride ele alınabilir.Birey aldığı destekle belirtileri ve süreyi en aza indirgeyebilir.

TSSB tedavisinde yine diğer anksiyete bozukluklarında olduğu gibi BDT’nin rolü büyüktür.

Grup terapileri ve sosyal desteğin önemi de göz ardı edilemeyecek düzeydedir.Terapistte kurulan güven ilişkisi içerisinde destekleyici bir yaklaşımla verim alınacak bir sürece girilebilir.Travmatik olaydan etkilenen kişinin öncelikle güven duygusu ve uyku problemleri üzerinde çalışılarak sonrasında çatışmaları ve diğer problemleriyle ilgili terapötik ilişkiye girilebilir.Yaşanılan travmatik olaydan sonra kısa süre içerisinde uzman desteği almak erken yol alınmasına yardımcı olacaktır.

Psikolog Özlem AKKEL


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!