Yaza varislerinizden kurtularak girmeniz mümkün…

Varis ameliyatsız teknikler ile tedavi edilebilir bir hastalıktır !!

Varis bir toplar damar hastalığı olup kalp hastalıkları ile ilgisi yoktur.

Yıllardır sadece ameliyat tedavisi olan varis son 15 yıldır; lazer, radyofrekans, yapışkan(zamk) ve köpük tedavisi gibi ameliyatsız yeni yöntemler ile kolaylıkla ameliyatsız olarak tedavi edilebilmektedir.

Tekrarlayan varisler….

Ameliyatsız varis tedavi yöntemleri ile daha önce tedavi edilmiş veya ameliyat edilmiş ancak tekrarlamış varislerin tedavi edilmesi de mümkündür.

Ameliyatsız varis tedavileri yöntemleri; kolay ve tedavi sonrası günlük yaşantıyı en az etkiliyen yöntemlerdir. Hastalar genelde tedaviden hemen sonra veya en geç bir gün sonra normal yaşamlarına dönebilirler.

Ameliyatsız varis tedavilerinin yöntemleri kişiler arasında farklılık gösterebileceği bilinmelidir.

Ameliyat ile yapılan tüm varis tedavileri ameliyatsız yöntemler ile de başarıyla yapılabilmektedir.

Ameliyatsız varis tedavilerinde bazen birden fazla seans gerekebilmektedir. Günümüzde her tür varis tamamen ameliyatsız kesin olarak tedavi edilebilir ancak tüm varislerin kaybolması için birden çok seans gerekebilir.

Burada önemli olan bir başka şey ise her tür ameliyatsız varis tedavisinden sonra minimum 3 gün maksimum ise 2-3 hafta orta basınçlı varis çorabı kullanımıdır. Bu tedavinin etkinliğini arttıracaktır.

Varis belirtileri nelerdir (bacaklarda ağrı, kramp);

Varisler kozmetik bir sorun olarak bilinse de ayaklarda ağrı, kramp, yorgunluk, ağırlık hissi, yanma, ayak bileklerinde ve parmaklarda uyuşma, varisinin olduğu bölgelerde kaşıntı gibi yakınmalara yol açabilmektedir. Ancak bu tarz yakınmaları genelde büyük varisler yapmaktadır.

Mümkün olduğu ölçüde büyük varislerin tedavisi önerilir. Çünkü,

Varisler çok seyrek olsa da uzun süre tedavi edilmediğinde; ayak yarası, variste kanama yada varisli damarda pıhtılaşma gibi daha büyük tıbbi sorunlara yol açmaktadır.

Büyük varisler; Venöz kaçak, venöz yetmezlik, toplardamar yetmezliği

Bacak varisinin tam olarak neden oluştuğu bilinmemektedir. Ancak toplar damarlarda bulunan kapakçık sistemlerinin bu bozukluğa yol açtığı düşünülmektedir. Normalde toplar damarlar içerisinde bulunan kapakçıklar, halk arasında ki adı ile kirli kanın ayağa geri dönmesini veya ( kaçmasını) engeller. Ancak varis hastalarında kapak bozukluğuna bağlı kan akımı ters yöne olabilmektedir. Bu özellikle gün içinde uzun süre ayakta durma sonrasında daha çok belirginleşmektedir. Buna venöz yetmezlik, venöz kaçak, toplar damar yetmezliği gibi isimler verilir. Bu gibi durumlar da ayaklarda kanın birikmesi damarların genişlemesine ve varis oluşumuna neden olur.

Varis renkli doppler ultrasonografik inceleme yapılmadan tedavi edilmemelidir. !!!!

Varis ile kalp hastalıklarının bir ilgisi yoktur

Varis bilinen özellikleri ile en çok ayakta uzun süre duran insanlarda veya uzun süre oturanlarda daha sık görülmektedir.

İspatlanmamış olmakla birlikte 1. Derece akrabalarında varis olanlarda ve kadınlarda daha sık görülmektedir.

Ameliyatsız varis tedavi yöntemlerinde renkli doppler ultrasonografik incelemeyi yapan hekim ile tedaviyi uygulan hekimin aynı kişi olması hangi yöntemin tedavide kullanılacağının belirlenmesi açısından önemli olup işlem başarısını önemli ölçüde arttırmaktadır.


İzmir Radyolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!