Gerçekten yemeğe bağımlı olabilir miyiz? Sonuçta yaşamamız için yemeğe ihtiyaç duyarız. Beynimiz yeme davranışından haz almamızı sağlar, bu da bizi yeterli enejiyi harcamamız için motive eder- bu bir yaşamsal içgüdüdür.
Beynin haz merkezine ulaşan her madde gibi yemek de haz merkezlerine fazla yüklenip, anormal denebilecek boyutta yeme isteği uyandırabilir. Yapılan son araştırmalara göre, bazı yiyecekler çok fazla tüketilirse bağımlılık etkisi yaratabilir. Bu yiyeceklere şeker, un, yağ ve tuz içeren işlenmiş gıdalar dahildir.

Sizde yeme bağımlısı olabileceğinizi düşünüyorsanız aşağıdakilere dikkat edin.

1. Zamanla artan tüketim. Yeme miktarınız zaman içinde artış gösterdi mi? Örneğin, günlük yediğiniz yemek miktarı geçen seneye göre belirgin düzeyde artmış mı? Yeme bağımlısı zaman içinde yediği yemek miktarını (özellikle yukardaki belirtilen gıdalarda) arttırır.
2. Tolerans. Aynı etkiyi yaşamak için daha fazla maddeye ihtiyaç duymanız halinde gelişir. Yeme bağımlılığında genelde bu ihtiyaç hali duygusaldır; örneğin kaygı ya da depresyonda rahatlamak amacıyla tüketilebilir. Toleransın belirtisi, kendinizi tatmin etmek için diğer insanlardan çok daha fazla yiyecek tükettiğinizi fark etmeniz olabilir.
3. Geri çekilme. Negatif bir şeyler yaşadığınızda yemek yiyememedir. Herkes acıkıp yemek yiyemediğinde kendini biraz rahatsız hissetse de (ör: baş dönmesi, karın guruldaması), yeme bağımlıları böyle durumlarda anksiyete, panic ve/veya huzursuzluk yaşarlar.
4. Meşguliyet. Bağımlılar vakitlerinin çoğunu yemeği tüketmek ya da düşünmekle geçirirler bu yüzden günlük ya da sosyal aktivitelere daha az zaman ayırırlar.
5. Azaltmayla ilgili Başarısız Girişimler. Bağımlılığın özelliklerinden başarısız biçimde yemeyi azaltma girişimleridir. Fakat, diyet yaparken başarılı olamamanız sizing bağımlı olduğunuz anlamına gelmez. Yeme bağımlılığında diyet girişimleri kısa sürelidir ve kontrolden çıkmış bir biçimde aşırı yemeyle sonuçlanır.
6. Sonuçlarına Rağmen Devam etme. Yeme bağımlısı fiziksel, psikolojik ya da ilişkiye dönük problemler yaratmasına ragmen aşırı yemeye devam eder. Örneğin, bir kişi kısa bir sure içerisinde Tip 2 diyabet sahibi olabilir ya da aşırı kilo alabilir fakat hala yeme alışkanlıklarını devam ettirebilir. Kişi, yeme alışkanlıklarını değiştirmeyi reddedebilir ya da yaşadığı problemleri kabul etmekte direnç gösterebilir.

Ne Yapılabilir?

Eğer siz de yeme bağımlısı olabileceğinizi düşünüyorsanız, bağımlılık konusunda deneyimli bir uzmandan destek almalısınız (ör: klinik psikolog, psikiyatrist gibi). Yeme bağımlılığı umutsuz bir durum değildir. Bağımlılıktan kurtulmak uğraşmayı gerektirir fakat mümkündür. Bağımlılık beyninizi ele geçirir. Beynin karar verme, motivasyon sağlama ve hafızayla ilgili bölümleri madde tarafından control edilir. Bağımlıların irrasyonel, ya da karakteri dışında davranması bu yüzdendir. Tedavinin amacı kontrolü yeniden kazanmaktır. Nasıl yapılacağı şu şekildedir.

1. Detoks. Tedavinin en önemli adımı uygun diyeti oluşturmaktır. En azından bir süreliğine de olsa şeker, un, yağ ve tuz içeren işlenmiş gıdaları diyetten uzak tutmak gereklidir. Bu yiyecekler tamamen uzaklaştırılırsa beyninizi ele geçirmeyi bırakır ve size kontrolü geri kazanabilmeniz için fırsat sunar.
2. İpuçlarını Ortadan Kaldırın. Evdeki bütün yemekleri, işlenmiş gıda olmasa bile, ortadan kaldırmak aşırı yemeye yatkın kişiler için önemlidir. Yiyecekler ya da yemeyi hatırlatan şeyler ulaşılabilir mesafede olmamalıdır. Evde yaşayan diğer kişilerin bu konudaki desteği başarı açısından çok önemlidir.
3. Düzenli Yeme Biçimi Geliştirmek. Yeme bağımlılarının genelde düzensiz yeme biçimleri vardır, bazen öğün atlayıp daha sonra çok fazla ve geniş porsiyonlu yemek yeme gibi. Tedavinin amacı 3 öğün 2 küçük atıştırma şeklinde bir düzen oturtmaktır. Bu düzeni oturtmak için yemek saatlerinde saat alarmlarını kullanmak da etkili bir yöntemdir.
4. Çevre Desteği. Aynı problem yaşayan kişilerle iletişim kurmak, bağımlılığı yenme konusunda önemlidir. Aile ve arkadaşlar problem anlamaya çalışırken, bu durumun zorlukları aynı problem yaşayan kişilerle paylaşılıp gerekli destek sağlanabilir.
5. Günlük tutma. Stres ve olumsuz durumlar bağımlılıkta nüksü tetikler. Kişinin yedikleri ve duygudurumuyla ilgili günlük tutması, değişik duygudurumların yeme davranışını nasıl etkilediğini anlaması için yararlı bir adımdır.
6. Stresle Başetme. Yeni ve etkili stresle başetme stratejileri geliştirmek önemlidir. Relaksasyon egzersizleri, meditasyon, müzik ve egzersiz bu stratejilerin bazılarıdır.
7. Egzersiz. Araştırmalara göre, egzersiz stres ve kiloyu azalttığı gibi yeme isteği ve bağımlılık davraışları da azaltır ve iradeyi arttırır.
8. Hayata Devam Etmek. Danışmanlık, yaşamla ilgili kişiye uygun aktiviteleri ortaya çıkarmak ve planlamak, hayatı yiyeceklerin kontrolünden çıkarma noktasında kişiye destek olur.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!