Birçoğunuz yo-yo nedir hatırlayacaktır. Özellikle bizim jenerasyon yo-yo ile az oynamamıştır. Doksanlar çocuklarının elinden düşürmediği; evde, yolda, okulda her yerde oynadığı bir oyuncaktı yoyo. Modern zaman çocuk tespihi bile diyebiliriz. Topaç gibi bir şeyin etrafına sarılmış uzunca bir ipin ucuna parmağımızı geçiriyorduk ve biz aşağı atıyorduk o kendi kendine yukarı çıkıyordu. Bana yazıyı yazarken olsa da oynasak dedirtti.

Peki beslenme ve diyet ile bu oyuncağın ne ilgisi var? Aslında ipucunu verdik. Yo-yonun çalışma prensibi neydi? Bizim aşağı doğru fırlattığımız topacın kendiliğinden yukarı çıkması. Diyette yo-yo etkisi de aslında budur. Bizim diyetle aşağı indirdiğimiz kiloların kendiliğinden yukarı çıkması ve bunun sürekli tekrar etmesi durumu. Bunun birçok sebebi olabiliyor. En sık karşılaşma sebeplerimiz ise Metabolik sendromlar ile birlikte yanlış diyet uygulamaları.

1) Yalnızca kas ve su kayıpları yaşadığımız diyet uygulamalarında atılan su, kolaylıkla geri alınabildiği için bu etki görülebiliyor.

2) Çok düşük kalorili ve/veya sadece sıvı beslenme uygulamaları ile yapılan diyetlerde metabolizmamız çok yavaşladığı için bu durum gözlemlenebiliyor.

3)Uzun süreli uygulanan Protein ağırlıklı diyetler buna sebep olabiliyor.

4)Hızlı kilo vermek de hızlı kilo alımına sebep olabiliyor. Bu sebeple haftalık ortalama 500gr-1kg aralığını geçmemek gerekiyor.

5)En önemli sebeplerden biri ise koruma programının uygulanmaması durumu. Metabolizmamızı diyet sonrasına hazırlamadığımız sürece de bu durumla karşılaşabiliyoruz.

Bu sebeple sizler bu etkiyle karşılaşmamak için sizi doğru ve sağlıklı beslenmeye yönelten bir diyetisyen ile çalışın ve mutlaka koruma programınızı uygulayın.


İzmir Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!