Sağlıklı Yutma Nasıl Gerçekleşir?

Oral faz: Yiyeceği ya da içeceği emme, çiğneme ya da ağızdan boğaza doğru gönderme aşamasına oral (hazırlık) aşaması denir.
Faringeal faz: Yiyeceği ya da içeceği yemek borusuna göndermekte yani yiyecek ve içeceklerin yanlış yönde giderek nefes borusuna kaçmasını önlemek için nefes borusunun kapanması aşamasıdır.
Özofageal faz: Yiyecek ve içeceğin yemek borusundan mideye gönderilmesi aşamasıdır. Normal bireylerde yutma olgusu gerçekleşirken bu evrelerin tümü sağlıklı gerçekleşir.
Yutma Bozukluğu
Yutma bozukluğu tıp dilinde “disfaji” olarak bilinir. Bu durum, yiyeceğin ağız boşluğundan mideye geçişinde gecikme, engellenme ve yanlış bir yol izleyerek nefes borusuna kaçması şeklinde ortaya çıkar. Yiyecek ses telleri seviyesine kadar inerse “penetrasyon”, ses tellerinin altına geçerse de “aspirasyon” olarak bilinen oldukça tehlikeli, ölüme yol açabilen bir durum gerçekleşir. Çünkü aspirasyon, yiyeceklerin nefes borusu yolu ile ciğerlere kaçması demektir.Herkes yemek yerken zaman zaman tıkanarak yutma zorluğu çekebilir; ancak sağlıklı bir kişi, yedikleri yemek borusu yerine nefes borusuna kaçtığında refleks olarak öksürerek boğazını temizleyebilir. Ancak bazı kişiler değişik hastalıklara bağlı olarak boğaz temizleme işlemini gerçekleştiremeyebilir ve bu durum da bazen ciddi hatta ölümcül sorunlara yol açabilir. Yutma bozukluğu her yaş grubundan hastada ve sinirsel (nörojenik), mekanik, psikolojik nedenler ve kas hastalıklarına (myojenik) bağlı olarak oluşabilir.
Yutma bozukluğu (disfaji), yeme ve içme sırasında görülen yutma güçlükleridir. Yutma bozukluğu üç farklı yutma evresinde gerçekleşebilir:
Yutma bozukluğu kişinin hayatını farklı şekillerde etkileyebilir:
• Yeterince beslenmeme ve dehidrasyon
• Yemek ve içmekten daha az keyif alma
• Yemekli sosyal ortamlarda bulunmaktan kaçınma, bu tür ortamlarda utanma ya da kendini çekme
• Zatürre ya da kronik akciğer bozukluğuna yol açacak aspirasyon (yiyecek ya da içeceğin soluk borusuna kaçması) riski

Özofagus disfaji
Özofagus disfaji, boğaz tabanına ya da göğse besin yapışmasını ifade eder. Bazı nedenleri şunlardır:
• Akalazya. Alt özofagus kaslarının (sfinkter) mideye yemek girmesine izin verecek kadar dinlenmediği durumlarda ortaya çıkar. Yemek borusunun duvarlarındaki kaslarda zayıflama da oluşabilir. Bu durum bazen besinlerin midede henüz iyi sindirilmeden boğaza geri gelmesine neden olur. Disfajinin bu türü daha da kötüleşme eğilimi gösterebilir.
• Diffüz spazm. Bu durumda, yemek borusu besinler yutulduktan sonra genellikle birden fazla, yüksek basınçlı ve zayıf koordineli kasılmalar oluşturur. Diffüz spazm, yemek borusunun alt duvarlarında istemsiz kasları etkiler.
• Özofagus (yemek borusu) darlığı. Yemek borusunun dar olması büyük lokmalı besinlerin yutulmasında güçlük yaşanmasına neden olur. Daralma genellikle reflü hastalığı, doku yaralanmaları ya da tümörlerden kaynaklanmaktadır.
• Özofagus tümörleri. Yemek borusunda tümör varlığı, yutma güçlüğünün daha da kötüleşmesine neden olur.
• Yabancı cisimler. Bazen, büyük bir et parçası ya da başka tür bir besin parçası boğaz veya yemek borusunda kısmen engellemeye neden olabilir. Özellikle protez dişler kullanan veya besinleri iyi çiğneyemeyen yaşlılarda yiyeceklerin boğazda sıkışması riski daha yüksek olmaktadır. Çocuklar ise para veya oyuncak parçaları gibi küçük nesneleri yutabilirler.
• Özofagus halkası. Yemek borusunun alt kısmındaki ince daralmış bölge özellikle katı yiyeceklerin geçişini engelleyerek yutma güçlüğüne neden olabilir.
• Reflü hastalığı. Mide asidinin yukarı kaçması sonucu yemek borusunda doku hasarları oluşabilir. Geri gelen besin ve asitler yemek borusunun alt kısmında spazm, yara izleri ve daralmalara yol açarak yutmada güçlük çıkarabilir.
• Eozinofilik özofajit. Bir gıda alerjisi ile ilişkili olan bu durum, yemek borusunda “eozinofil” adı verilen hücrelerin aşırı şekilde çoğalmasına yo açar. Bu da yutma güçlüğüne sebep olur.
• Skleroderma. Bu hastalık dokuların sertleşmesi ile kendini gösterir. Bu durum özofagus sfinkter kasının zayıflaması ile asitlerin yemek borusuna geri kaçmasına ve sık sık mide ekşimesi olmasına sebep olabilir.
• Radyoterapi. Kanser tedavisi için uygulanan radyoterapi işlemleri yemek borusunda iltihap ve yara izlerine yol açarak yutma güçlüğüne neden olabilir.
Orofaringeal disfaji
Vücudun sinir ve kas sistemi ile ilişkili bir dizi problem boğaz kaslarını zayıflatarak besinlerin ağızdan boğaz ve yemek borusuna ilerlemesini engelleyebilir. Bu duruma “boğaz felci” de denir. Yutkunmaya çalıştığınızda, yiyecek veya içeceklerin nefes borusuna kaçtığını ya da burnunuza kaçtığını fark edersiniz. Bu esnada öksürme, böğürme ya da tıkanma yaşanabilir. Belirtilerin bu şekilde yaşanması zatürreeye (akciğer iltihabı) yol açabilir.
Yaygın görülen Orofaringeal disfaji nedenleri
• Nörolojik bozukluklar. Post-polyo sendromu, çoklu skleroz, kas distrofisi ve Parkinson hastalığı gibi bazı hastalıklar ilk olarak orofaringeal disfaji ile fark edilebilir.
• Nörolojik hasarlar. Felç, beyin veya omurilik yaralanması gibi ani sinirsel hasarlar yutma güçlüğüne neden olabilirler.
• Farengeal divertikül. Boğazda ve özellikle yemek borusunun üst kısmındaki küçük kesecikler ve gıda birikintileri yutma güçlüğüne, ağız kokusuna, çağıldama seslerine ve öksürüklere neden olur.
• Kanser. Bazı kanserler ve radyoterapi gibi kanser tedavileri yutma güçlüğüne neden olabilir.

Yutma Bozukluğunun Nedenleri
Yutma bozukluğu sinir sistemi hasarlarından, baş boyun bölgesini ilgilendiren çeşitli sorunlarından ya da hastalıklardan kaynaklanabilir:
İnme, beyin travması, Parkinson hastalığı, multipl skleroz, serebral palsi, Alzheimer hastalığı, ağız, boğaz ya da yutak kanserleri, baş-boyun cerrahisi, ağız hijyeni sorunları (Eksik diş olması, çürük ya da uygun olmayan diş protezi kullanılması)

Yutma Bozukluğunun Belirtileri

Yutma bozukluğunun pek çok belirtisi bulunmaktadır:

• Yutmanın mümkün olmaması,
• Besinlerin boğaz, göğüs veya göğüs arkasında (sternum) sıkışmış olma hissinin oluşması,
• Yutma esnasında ağrı oluşumu (odinofaji),
• Yemek yeme ya da içme sırasında veya hemen ardından öksürme
• Yemek yeme ya da içme sırasında veya hemen ardından “ıslak” ses
• Çiğneme ya da yutma için daha fazla güç ya da zaman harcanması
• Yetersiz beslenmeden kaynaklanan dolayı kilo kaybı ve dehidrasyon (susuz kalma)
• Tekrarlayan zatürre ya da yemek yedikten sonra nefes alırken sıkışma
• Ağızdan yemek ya da sıvı akması veya ağızda yemeğin birikmesi
• Ağız suyu akması,
• Ses kısıklığı,
• Yiyeceklerin geri gelmesi,
• Sık sık mide ekşimesinin olması,
• Besin ve mide asidinin boğazda birikmesi,
• Beklenmedik şekilde kilo kaybı,
• Yutma sırasında öksürme gibi.
Bebekler ve çocuklarda yutma güçlüğüne işaret eden belirtiler şunlardır:

• Emzirme veya yemek yeme sırasında dikkat eksikliği,
• Besleme sırasında vücudun gergin veya huysuz olması,
• Yemek yemeyi red etmesi,
• Emzirme ve yemek yeme süresinin 30 dakika veya daha uzun sürmesi,
• Emzirmede sorun yaşanması,
• Ağzından besin veya sıvı gelmesi,
• Emzirme veya yemek yeme sırasında öksürmesi veya boğulur gibi olması,
• Çocuğun beslenme veya emzirme sırasında tükürmesi veya kusması,
• Yemek yerken veya bir şeyler içerken nefes alışverişlerinde sorun yaşanması,
• Kilo alma ve büyümede yavaşlama yaşanması,
• Tekrarlayan akciğer iltihapları gibi belirtiler bebekler ve çocuklarda görülebilir.

Yutma Bozukluklarında Kullanılan Tanı ve Değerlendirme Yöntemleri

Yutma bozuklukları alanında uzmanlaşmış uzman dil ve konuşma terapisti yeme ve içme sorunu yaşayan kişileri değerlendirir. Uzman dil ve konuşma terapisti değerlendirme sırasında aşağıda anlatılan değerlendirmeyi gerçekleştirir:

• Hastanın tıbbi durumunun ve yutma bozukluğu ile ilgili bilgilerinin öğrenilmesi
• Yutmada rol oynayan kas ve yapıların (dudak, dil, çene, damak gibi) güç ve hareketlerinin değerlendirilmesi
• Yeme ve içme sırasındaki hastanın duruşunun ve ağız hareketlerinin değerlendirilmesi
• Yutma bozukluğunun aletsel değerlendirilmesi

Videofloroskopi (Modifiye Baryum Yutma Çalışması):

Baryum kontrast maddesi kullanılan röntgende ilk olarak baryum solüsyonu içilir. İçilen baryum çözeltisi yemek borusunun içinin daha iyi görüntülenmesini ve kas aktivitelerinin daha iyi değerlendirilmesini sağlar. Doktorunuz ayrıca baryum kaplı katı gıda ya da hap yutmanızı da isteyebilir. Sıvı baryum çözeltisi ile anlaşılamayan tıkanıklıklar bu şekilde daha net tespit edilir.
• Dinamik yutma çalışması. Bu testte, baryum ile kaplı olan farklı yoğunluklardaki gıdalar yutmanız istenir. Kullanılan baryum kaplı bu gıdalar ağız yoluyla ve boğazdan aşağı doğru hareket ederek görüntüler elde edilmesini sağlar. Yutma esnasında ağız ve boğazdaki kaslarda herhangi bir sorun olup olmadığının anlaşılması ve özellikle “orofaringeal tipi” yutma güçlüğü tanısının konması için yararlı bir testtir. Bu testle aynı zamanda nefes borusuna kaçan besin ya da cisimler de tespit edilebilir.
• Yemek borusunun gözle muayene edilmesi (endoskopi). Endoskopi işleminde ince, esnek ve ışıklı bir tüple boğazınızdan mideye doğru inilir. Esnek tüpün içinde geçilen yerlerin görüntülerini bir monitöre aktaran küçük bir kamera bulunur. Endoskop aracılığıyla elde edilen görüntüler yutma güçlüğüne neden olan etkenlerin belirlenmesine yardımcı olacaktır.
• Özofagus kas testi (manometri). Manometri, bir basınç kaydediciye bağlı olan küçük bir tüptür ve yemek borusu içine yerleştirilir. Bu cihaz yutma esnasında yemek borusundaki kas kasılmalarının ölçülmesini sağlar.
Bu değerlendirme yutma bozukluklarını tespit etmek için en kapsamlı bilgi veren testtir. Bu değerlendirme radyolog ve konuşma terapisti tarafından yapılır. Hastalara içine baryum karıştırılmış farklı kıvamlarda yiyecek verilir. Hastanın bu yiyeceği yutarken yaptığı işlem röntgen ışığında görüntülenir. Bu değerlendirmede aspirasyon ve penetrasyon kolayca gözlenebilir. Yutma fazlarının hepsi gözlenebilir. Böylelikle hastaların beslenme programları ve gerekliyse uygulanacak terapiler belirlenir. Bu değerlendirmenin yapılabilmesi için hastanın uyanık olması, yemeği ağıza istemli olarak ve kabul edilebilir bir sürede alabilmesi ve ayakta veya oturabilir pozisyonda belirli bir süre kalabilmesi gereklidir. Videofloroskopik değerlendirmenin amacı, sadece aspirasyonun varlığını belirlemek değildir. Amaç hastada disfajiye neden olabilecek anatomik ve fizyolojik anormallikleri belirlemek, hastanın güvenli ve etkili şekilde beslenmesini sağlayabilecek telafi stratejilerini belirlemek ve denemektir.
Fiberoptik Endoskopik Yutma Çalışması : Burundan geçen ince bir telin ucundaki fiberoptik kamera ile yutma bozukluklarının değerlendirilmesinde gırtlak bölgesini, ses tellerini ve soluk borusunu görmeyi sağlayan bir yöntemdir. Aspirasyon bu testte sadece yutma öncesi veya sonrası oluyorsa gözlenebilir. Bu işlem bir KBB hekimi ile dil ve konuşma terapisti tarafından yapılır.
Yutma bozukluğunun tedavisi nasıldır?
Yutma bozukluğunun tedavisi, uzman dil ve konuşma terapisti tarafından yutma bozukluğunun nedeni, belirtileri ve tipine bağlı olarak planlanmasıdır. Tedavi sırasında;

• Yutmadan sorumlu kasların güçlenmesini ve koordineli hareketlerini sağlayacak ya da yutma refleksini harekete geçirebilecek sinirlerin uyarılmasına yönelik özelleştirilmiş egzersizlerin yapılması
• Kişinin daha rahat yutması için çeşitli pozisyon ve yutma stratejilerinin uygulanması
• Kişinin yutmasının güvenli ve kolay olması için farklı kıvamdaki yiyecek ve içecekle beslenmesi

Yutma tedavisinde uygulan yöntemler şunlardır:
Diyet Modifikasyonu: Burada amaç, hastanın ihtiyacına uygun olan kıvamı belirleyerek hastanın güvenli yutmasını sağlamaktır.
Telafi Edici Manevralar: Bunlara “pozisyonel yutma tedavisi” de denir. Amaç; yiyeceklerin daha kolay ve güvenli şekilde yutulmasını sağlamaktır.
Dolaylı Yöntemler: Bu yöntemlerde amaç; hastanın ihtiyacına uygun olan ağız-yüz-motor hareketlerini geliştirmek ve hastanın yutmasını olumlu etkilemektir.
Doğrudan Yöntemler: Amaç; beslenme güvenliğini sağlamaktır. Bu nedenle çeşitli manevralar kullanılır. Bu manevralar hastanın yemekler nefes borusuna kaçırmadan yutmasına yardımcı olur.
Duyusal Uyarma Teknikleri: Amaç; yutma refleksini uyarmak, ağız boşluğunda duyusal farkındalığı artırmak, oral fazdan faringeal faza geçişte gecikmeyi azaltmaktır.
Elektriksel Uyarı Tekniği (VitalStim Terapi): Bu tedavi yutma tedavileri içinde en etkili sonuçlar veren tedavi olarak nitelendirilebilir. Bu tedavide amaç: yutma bozukluğu bulunan hastaların yutkunma esnasında işlev gören kaslarının elektrik stimülasyonu ile uyarılarak rehabilite etmektir.


Hatay Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!