Güzelliğin iki önemli bakış açısı vardır. “Güzellik, şekil ile hacim arasındaki dengedir” tanımı ile güzelliğin objektifliği vurgulanırken; “güzellik, bir canlının, somut bir nesnenin veya soyut bir kavramın algısal bir haz duyumsatan, hoşnutluk veren hususiyetidir” şeklinde de subjektifliği vurgulanmıştır. Genel tanımı ile; “güzellik, insan yüzünde ya da diğer bir objede görünüşü keyiflendiren biçim, orantı, renk gibi kalitelerin kombinasyonudur” şeklinde tanımlanabilir.

İnsanlarda görme ve gözlerin bir objeye bakması sırasında odaklanma ile ilgili yapılan fizyolojik çalışmalarda ilginç sonuçlara ulaşılmıştır. Biz bir objeye baktığımızda gözlerimiz objenin bütününden çok belli alanlarına odaklanmaktadır. Buna objenin odaklanma noktaları denilmektedir. Gözün bir objeye bakması sırasında kısa sürede ve hızlı hareketleri ile ilk olarak bir noktaya odaklandığı sonra diğerlerine odaklandığını biliyoruz. Bu noktalar objenin 2-3 alanından fazlası olmamaktadır.
Yüze bakıldığında odaklanan noktaların yüzün açıları ve eğimleri olduğu bilinmektedir. Bunu yaparken yüzde alışık olmadığımız açı ve eğimleri daha önce farkedilmektedir.

Yüzde odaklanma noktaları

Yüze yandan bakıldığında ağız köşeleri, göz iç ve dış açıları yüzün köşeli noktaları daha fazla dikkati çekmektedir.

Yüze yandan bakıldığında odaklanma noktaları

Yüze önden bakıldığında dikkat çeken odaklanma noktaları

Yüze önden bakıldığında daha dikkatimizi çeken odaklanma noktaları

Yüze yandan ve oblik bakıldığında odaklanılan en belirgin konkav ve konveks eğimlerdir. Burun kökü alanı, burun- üst dudak arası alan, alt dudak-çene arasındaki labiomental alan ve çene altı-boyun arası alan en belirgin konkav eğilerken, burun ucu, dudaklar ve çene en belirgin konveks yapılardır. Yüzün estetik olarak güzel ve çekici görünmesi sağlayan bu konkav ve konveks alanların düzleşmesi yada tersine dönmesi yüzde istenmeyen estetik görüntüye neden olmaktadır.

Yüzde yan ve oblik bakıda konkav ve konveks eğimlere odaklanırız.

Yaşlanma ve doğumsal yada travma sonradan gelişen yüz deformasyonuna bağlı olarak yüzde noktalar, konveks ve konkav eğimler ile çizgiler değişmektedir. Yüze bakılırken bu değişimlere daha fazla odaklanılmakta ve dikkat çekilmektedir. Örneğin burun sırtındaki bir düzensizlik hemen fark edilmektedir.

Burun sırtında düzensizlik daha fazla dikkat çekmektedir.

Bazen yüzde olmaması gereken nokta ve eğrilerin varlığı dikkat çekici olabilmektedir. Örneğin yaşlanma ile çene konveksitesinde jowl-gıdık ortaya çıkması gibi.

İlk resimde çene kemiği kenarı düzenli ancak ikinci resimde yaşlılığa bağlı olarak jowl-gıdık gelişmiş ve bu daha dikkat çekmektedir.

Yüzde mevcut konkav yada konveksitenin açısının değişimde dikkati çekebilmektedir. Örneğin aşağıdaki resimde gelişimsel alt çene geride olduğu için yüz profilden tüm eğrileri etkilenmektedir.

Çenenin doğumsal geride gelişimi; yüzün tüm konturlarını değiştirmektedir.

Yüzde olması gereken konkavite yada konveksite eğrilerinin olmaması yada düzleşmesi de görsel dikkati çekebilmektedir. Örneğin burun kökünde olması gereken konkavite olmadığında burası düzleştiğinde buna “Yunan Burnu”denilmektedir. Bu yüzün profil görüntüsünde çekici ve güzel olmayan bir görüntüye neden olmaktadır.

Burun kökünde olması gereken konkavitenin kaybolması ve düzleşmesi “Yunan Burnu” ile çekici olmayan görsel görüntüye neden olmaktadır.

Yüzde anatomik noktaların yer değişimide yüze çekici ve güzel olmayan bir görüntü vermekte ve yüze bakıldığında daha dikkat çekmektedir. Örneğin aşağıdaki resimde olduğu gibi burun kökünün daha aşağıda yerleşimi burunun daha kısa gibi algılanmasına ve daha dikkat çekmesine neden olmaktadır.

Burun kökünün olması gereken alandan daha aşağıda yerleşimi burnun kısa ve estetik olarak çirkin görünmesne neden olmaktadır.

Göz baktığı objelerde simetri ve oranların tam olmasını aramaktadır. Yüze bakıldığında yüzün simetrik ve orantılı olması gerekmektedir. Simetrik ve orantılı bir yüz daha güzel ve çekici olarak algılanmaktadır.

Yüzde orta hatta özellikle burun sırtında asimetrik yapılanma

Güzellik yarışmaları, kadınları bir kaidenin üzerine oturtup onları nesneleştirerek, bir ideale dönüştürdüğü gibi, güzelliğin evrensel bir değer olduğunu ve bütün kadınların bu güzelliğin peşinde olması gerektiği mesajını iletirler. Güzellik yarışmalarının ana öğesi olan kadın, moda ile yakın ilişkiler içerisindedir. Medya aracılığı ile topluma tanıtılması, toplumdaki algılanışı yönlendiren önemli bir gösterge olmuştur.

Küreselleşmenin yoğun olarak yaşandığı günümüzde güzellik yarışmaları; toplumdaki değişen güzellik anlayışı hakkında bilgilenmemize yardımcı olmakta ve toplumsal olarak değişmeler izlenebilmektedir. Güzellik yarışmalarına yönelik yapılacak çalışmalar dönemin değişen güzellik anlayışı ve moda eğilimlerinin değerlendirilmesine de imkan sağlamaktadır.


İstanbul Dermatolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!