Zayıflamak için açlık otu(deve gözü) kullanmak bir çeşit intihardır!
Zayıflamak için açlık otu(deve gözü) kullanmak bir çeşit intihardır!

Her yıl yeni bir bitki veya meyve zayıflama amacıyla parlatılır. Paragraflar dolusu faydalarından bahsedilir. İddiaya göre her derde deva falan filan…. Hatta pazarlama faaliyetinin tam başarıya ulaşması için bazıları ‘’Bilmem kaç yılında İbn-i bilmem kim de önermiştir….’’ gibilerinden cümleler kurarlar. Bazıları da eski yunandan ve mitolojiden dem vurur. ‘’hipokratlar’dan yunan tanrılarından vs bahsederler’’.

Yukarıda saydığım bu pazarlama faaliyetlerinin tamamı bilinçli olarak ‘’araştırmayı sevmeyen, fazla okumayan, sorgulamayan…’’ kesimi ikna etmek için yapılır. Yani konunun uzmanları doğruları söylese bile toplumun belirli bir kesimi bu tarz yalanlara yine de inanacaktır. Bu tarz ürünleri pazarlayanlar bunları çok iyi bilir. Hatta ürünler pazarlanırken öncelikle meslekimsiler inandırılır. Evet hastaneler ve diyet klinikleri dışında halkın arasına karışıp kayıt dışı satış ve pazarlama yapan meslekimsiler vardır. Bunlar genellikle ‘’yaşam koçu, bireysel koç, bilmem ne eğitmeni, bilmem ne sertifikası almış…’’ kişilerdir. Yani hemen hemen hiçbirinin ciddi bir üniversite eğitimi yoktur. Bir ürünü önce bu meslekimsilere inandırırsanız o da zaten mahalledeki ‘’ayşe teyzeye’’ rahatlıkla inandırır.

Açlık otuna geleyim

Uluslararasında ‘’Senna’’ ismiyle bilinir. Türkiye’de ‘’erkek sinameki, deve gözü, açlık otu’’ diye bilinir. Bir çeşit sinamekidir. Sinamekinin dünya üzerinde yaklaşık 500 çeşidi olduğu bilinmektedir. Sinamekigiller yüzlerce yıl önceden keşfedilmiş ve müshil ilacı olarak kullanılmıştır. Tarihte hiçbir zaman ‘’zayıflama veya başka şifa kaynağı’’ olarak kullanılmamıştır. Tarihte ve modern farmakognozide sadece ‘’müshil ilacı’’ olarak kullanılır. Ayrıca bu ot ve bunların akrabalarından zaten antrakinonlar denen ‘’senozid A, B, bisakodil…’’ maddeler elde edilir. Bu maddeler stimülan(uyarıcı) laksatif ilaçlardır. Bu maddelerin zayıflamayla veya yağ yakmayla alakası bile yoktur. Stimülan laksatifler, zor durumda kalmadıkça ya da uzman doktor(gastroenterelog) tarafından önerilmedikçe(doz, süre) asla kullanılmaması gereken maddelerdir. Çünkü açlık otu (deve gözü) gibi bitkiler bağırsakları sinirsel olarak uyarır, epitel dokuyu irrite eder ve adeta bir zehirlenme şeklinde ishal yaparlar. Bu maddeler bağırsağın boşaltılması istendiğinde kullanılır. Asla kronik kabızlıkta tedavi edici değildir. Kabızlığı tedavi etmezler, kullanıldığı süre içinde kişinin tuvalete çıkmasını sağlarlar. Bir maddenin kişiyi ishal yapıyor olması kabızlığı tedavi ettiği anlamına gelmez.

Açlık otunun(deve gözü) ve diğer sinamekilerin bilinen zararları:

1. Kesinlikle bağırsak tembelliği yapar, ilerleyen zamanlarda sık sık kabızlık çekersiniz

2. Vücut su ve elektrolit(Na, K, Ca..) dengesini bozar. Bu, kalp krizi riski demektir.

3. Çarpıntı yapabilir( Taşikardi)

4. Tansiyon problemleri yapabilir(yükselme veya düşme)

5. Kolit, irritabl bağırsak sendromu..vb hastalığı olanlarda aşırı zararlıdır.

6. Hemoroid yapabilir

7. Var olan hemoroidi ilerletebilir.

8. Bağırsak iç yüzeyine zarar verir.

9. Emilimi bozar(su, elektrolit, besinler, vitaminler…)

10. Kas kramplarına sebep olabilir

11. Böbrek ve karaciğere toksik etkileri olabilir.

12. Bağırsak florasını bozar

13. Konsantrasyon bozukluğu ve halsizlik yapar.

14. Psikolojik sorunlar yapabilir.

Açlık otunun(deve gözü) ve sinamekigillerin olası zararları:

1. Uzun süreli kullanımda kolon kanserine sebep olabilir

2. Bağırsak bariyerini bozduğu için oksidatif stresin artmasına sebep olabileceği yönünde çalışmalar vardır. Yani toksik maddelerin kan dolaşımına geçmesine sebep olabilir.

Açlık otu(deve gözü) ve sinamekigillerin YAPMADIKLARI:

1. Yağ yakmazlar,

2. Metabolizmayı hızlandırmaz

3. Zayıflama amacıyla kullanılması akla zarardır.

4. Göbek eritmez.

5. Selülit gidermez.

Açlık otu veya sinamekigiller kullanan ve satanların ‘’ama ben zayıfladım, 1 haftada 5 kilo verdim, belim inceldi….vb’’ şekildeki konuşmalarına cevabım:

Öncelikle bağırsağınızı boşaltan laksatif bir bitki kullandığınızda karın bölgenizde bulunun 2-3 kilo dışkıyı tuvalete göndermiş olursunuz. Sonra ciddi su kaybına sebep olduğu için dışkıyla birlikte 1-2 litre de su kaybedebilirsiniz. Bu iki sebep sizin 1 haftada tartının üzerinde 5 kilo vermenize sebep olacaktır. Hatta bağırsaklarınızda dışkı ve flora(mikrobiyota) kalmadığı için bel bölgenizde ciddi incelme göreceksiniz. Ancak 1 haftada kilo verdiniz ama zayıflamadınız. Yani ‘’beni zayıflattı’’ diye yorum yapılması bilgisizliktendir.

Kullanılmaya devam edilirse kilo kaybı devam edecektir, çünkü bu bitki bağırsaklardaki emilimi bozduğu için zaten yediğiniz yemeklerden faydalanamayacaksınız. Dolayısıyla negatif enerji dengesi oluşur ve vücudunuz ciddi bir protein yıkımına başlar. Kas kaybedersiniz. Ama siz yine kullanmaya devam ederseniz tartıya çıkıp 1 ayda ‘’8-10 kilo verdim’’ diyebilirsiniz. Maalesef 8-10 kilo verdiniz ama halen zayıflamadınız.

Şimdi bir de bu otları diyetle birlikte uygulayanlar var hatta o meşhur ‘’ekmeği pilavı kes’’ diyeti yapanlar ‘’bir de bu ottan kullanayım da şu kiloları hızlıca atayım’’ der. Obezlerin en akıllısı kendi ya. İşte bu kişiler var ya birkaç ay içerisinde ölmezse gerçekten tartıda ortalama 20 kilo filan verebilirler. Ama yine zayıflamış olmayacaklar.

Sonuç olarak bu otları zayıflama amacıyla kullananlar da 5-6 ay içersinde yeniden hızlı kilo alma, vücutta sarkma, kronik kabızlık, abdominal distansiyon(şişkinlik), hazımsızlık(dispepsi), kansızlık… sorunlarıyla doktor doktor, diyetisyen diyetisyen dolaşacaklar.

Sağlığınızla oynamayın. İlerde pişman olursunuz. Laksatif ilaç ve bitkileri uzman doktor(gastroenterelog) tavsiyesi dışında kullanmayın.


Gaziantep Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!